MUŞSPOR’UN EN BÜYÜK TRANSFERİ HENÜZ YAPILMADI

Abone Ol

MUŞSPOR’UN EN BÜYÜK TRANSFERİ HENÜZ YAPILMADI

Bir futbol kulübünü büyük yapan sadece kazandığı kupalar değildir.

Asıl büyüklük; yarınını bugünden planlayabilmektir.

Bugün Muşspor’da herkes transferleri konuşuyor. Hangi futbolcu gelecek, hangi isim imza atacak, şampiyonluk kadrosu nasıl kurulacak…

Elbette bunlar önemli.

Çünkü bu şehir artık başarıya inanıyor. Geçtiğimiz sezon 1. Lig’in kapısına kadar gelen Muşspor, taraftarına yeniden umut verdi. O umut bugün daha da büyümüş durumda.

Ancak tam da burada kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor:

Muşspor sadece bu sezonun şampiyonluğunu mu hedeflemeli, yoksa yıllarca zirvede kalacak bir kulüp olmayı mı?

İşte bu sorunun cevabı, kulübün geleceğini belirleyecek.

Olağanüstü Genel Kurul’da yönetimin 35 kişiye çıkarılması, Onursal Başkanlık makamının oluşturulması ve şehrin farklı dinamiklerinin aynı çatı altında buluşturulması önemli bir adımdır. Bu tablo, Muşspor’un artık sadece saha sonuçlarını değil, kurumsal geleceğini de düşünmeye başladığını gösteriyor.

Fakat kurumsallaşma, yönetim listelerini kalabalıklaştırmakla tamamlanmaz.

Gerçek kurumsallaşma; görev dağılımının net olduğu, hesap verebilen, şeffaf, kendi gelirini üreten ve geleceğini planlayan bir kulüp oluşturmaktır.

Muşspor’un artık yalnızca yönetim kurulu üyelerinin, kamu kurumlarının ya da birkaç iş insanının desteğine ihtiyaç duyan bir kulüp olmaktan çıkması gerekiyor.

Lisanslı ürünleriyle gelir elde eden…

Güçlü sponsorluk anlaşmaları yapan…

Altyapısından her yıl A Takım’a oyuncu kazandıran…

Belki de yetiştirdiği futbolcuları satarak ekonomik gücünü artıran bir Muşspor hayal değil.

Tam tersine, Türk futbolunda kalıcı olmanın tek yolu budur.

Elbette bugün sahaya çıkacak takım da en az bu kadar önemli.

İç transferde Ersel Aslıyüksek, Onur Ramazan Toprak, Cumali Bişi ve Erkam Reşmen gibi takımın omurgasını oluşturan isimlerin korunması, istikrar adına değerli bir hamledir. Çünkü her sezon sil baştan yapılan kadrolar değil, üzerine koyarak ilerleyen takımlar başarıya ulaşır.

Dış transferde adı geçen Malik Karaahmet, Ali Dere, Yusuf Balcıoğlu, Muharrem Çizgili ve İlyas Kubilay Yavuz gibi isimler de gerçekleşmeleri halinde kaliteyi yukarı taşıyabilecek futbolcular. Ancak transferin başarısını belirleyecek olan sadece yetenek değildir.

Bu şehrin formasını taşıyacak futbolcuların önce Muşspor’u sahiplenmesi gerekir.

Çünkü bazı futbolcular maaşı için oynar.

Bazıları ise forması için savaşır.

Şampiyonlukları ikinci gruptakiler getirir.

Bugün yönetimin önünde iki hedef var.

Biri kısa vadeli…

Bu sezon güçlü bir kadro kurup 1. Lig’e yükselmek.

Diğeri ise çok daha büyük…

On yıl sonra da zirveyi hedefleyen, ekonomik olarak ayakta duran, altyapısıyla örnek gösterilen ve her sezon transfer yasağı ya da borçlarla değil, başarılarıyla konuşulan bir Muşspor inşa etmek.

İşte asıl başarı budur.

Çünkü şampiyonluk kupaları tozlanabilir.

Transferler unutulabilir.

Yöneticiler değişebilir.

Belki bu sezon Muşspor 1. Lig’e yükselecek…

Belki de hedefe ulaşmak için biraz daha beklemek gerekecek.

Ama bugün doğru temeller atılırsa, bundan sonra Muşspor’un hedefi sadece bir üst lige çıkmak olmayacak.

Her sezon zirveyi zorlayan, altyapısıyla futbolcu yetiştiren, kendi gelirini üreten ve Türk futbolunda örnek gösterilen bir kulüp haline gelebilir.

İşte o gün, kazanılan sadece bir şampiyonluk olmayacak.

Kazanan bir şehir olacak.

Kazanan Muş olacak.