HABER49- Havanın ısınmasıyla birlikte Türkiye’nin dört bir yanından yola çıkan göçerlerin Muş’taki yayla mesaisi başladı. Ancak bu yıl mevsim normallerinin üzerinde seyreden soğuk hava ve yoğun kar yağışı, binlerce küçükbaş ve büyükbaş hayvanın yüksek rakımlı yaylalara ulaşımını yaklaşık bir ay geciktirdi.
Muş’un zengin meraları ve serin iklimi sayesinde hayvancılık için vazgeçilmez bir durak olan Şenyayla ve Kozma Dağı bölgesi, hareketli günlerine kavuştu. Bölgeye ulaşan göçerler, hayvanlarını doğal otlaklara salarken, bir yandan da süt ürünleri üretimiyle sezonun bereketli geçmesi için çaba sarf ediyor.
"DÜN BİLE ANDOK DAĞI'NA KAR YAĞDI"
Yıllardır süregelen göçerlik geleneğini sürdüren üreticiler, bu yıl doğa koşullarıyla zorlu bir mücadele verdi. 22 yıldır göçerlik yapan Abdulhadi Yavuz, iklim şartlarının bu yılki etkisini şu sözlerle özetledi: "Bu sene havalar çok soğuktu, kar yağışı bir türlü bitmedi. Normalde çoktan gelmiş olmamız gerekiyordu ancak yaklaşık bir ay geciktik. Hatta dün Andok Dağı'na yeniden kar yağdı. Yaylanın yüksek kesimleri henüz yeni açılıyor. Hava o kadar soğuk ki, mayıs ayının sonuna gelmemize rağmen hala günde iki üç kez soba yakıyoruz."
"BAŞKA BİR ALTERNATİFİMİZ YOK"
Geçimlerini tamamen hayvancılıkla sağlayan göçer aileler için Muş yaylaları sadece bir durak değil, aynı zamanda en büyük gelir kaynağı. Kulp ilçesinden gelen Remzi Çelik, yaylanın sunduğu imkânların zorluklara değdiğini vurgulayarak şunları kaydetti: "Geçim kaynağımız hayvancılık, başka da bir alternatifimiz yok. Burada 5-6 ay boyunca kalıyoruz; süt sağıyor, peynir, yoğurt ve çökelek üretiyoruz. Muş Yaylası; havası, suyu ve zengin çiçekli çayırlarıyla hayvanlar için çok verimli. İşimiz meşakkatli olsa da, hayvanlarımızın bu serin ve bereketli topraklarda büyümesi bizim için en büyük kazanç."
GÖÇERLİK KÜLTÜRÜ CANLILIĞINI KORUYOR
Muş’un serin iklimi, yaz mevsiminin kavurucu sıcağından kaçan göçerler için bir "sığınak" olma özelliğini koruyor. Bölgeye gelen aileler, sadece hayvan otlatmakla kalmayıp, geleneksel yöntemlerle ürettikleri süt ürünlerini pazara sunarak yerel ekonomiye de katkı sağlıyor.
Zorlu kış şartlarının ardından yeşile bürünen yaylalarda, göçerlerin önümüzdeki 6 ay boyunca sürecek olan yayla mesaisi, geleneksel yöntemlerle üretimin devam etmesini sağlıyor.