MUŞ VALİSİ AVNİ ÇAKIR SADECE BİR DEVLET ADAMI DEĞİL, HALKIN ADAMIDIR AYNI ZAMANDA

Abone Ol

MUŞ VALİSİ AVNİ ÇAKIR SADECE BİR DEVLET ADAMI DEĞİL, HALKIN ADAMIDIR AYNI ZAMANDA

Bazı insanlar makam sahibi olur.

Bazı insanlar ise makamlarına anlam katar.

İşte fark tam da burada başlar.

İz bırakanlar unutulmaz..
Yıllardır bu ülkenin farklı şehirlerinde görev yapmış, görev süresi sona erdikten sonra bile adı saygıyla anılan insanlar vardır. Aradan yıllar geçer, makamlar değişir, tabelalar yenilenir ama o isimler hafızalardaki yerini korur.

Çünkü onlar yalnızca görev yapmamış, iz bırakmıştır.

Bugün Muş'ta Vali Avni Çakır için oluşan tabloya baktığımda aklıma bu yüzden hep o unutulmayan isimler geliyor. Recep Yazıcıoğlu, Gaffar Okkan ve Muhsin Yazıcıoğlu...

Elbette herkesin görevi, makamı ve hikâyesi farklıdır. Ancak bu isimlerin ortak bir özelliği vardı:

Halkın arasında olmaları.

İnsanlara tepeden değil, göz hizasından bakmaları.

İşte Avni Çakır'ın Muş'ta karşılık bulmasının temel nedeni de budur.

Çünkü vatandaş onu çoğu zaman uzun araç konvoylarının arasında değil, halkın içerisinde görüyor.

Gösterişli koridorlarda değil, köy yollarında görüyor.

Trafiği durduran kalabalık koruma ordularının arasında değil, vatandaşın elini sıkarken görüyor.

Belki de bu yüzden insanlar makamı değil, insanı konuşuyor.

Bugün toplumun büyük kısmı devlet yöneticilerinden önce samimiyet arıyor. Ulaşılabilirlik arıyor. Bir selamın karşılığını alabilmeyi, bir derdini anlatabilmeyi önemsiyor.

Avni Çakır'ın ortaya koyduğu yönetim anlayışında da tam olarak bu hissediliyor.

Mütevazılık...

Güler yüz...

Alçakgönüllülük...

İsraftan uzak durma anlayışı...

Kamu kaynaklarını emanet bilme hassasiyeti...

Devletin bir kuruşunu dahi milletin alın teri olarak görme sorumluluğu...

Bunlar sıradan özellikler değildir.

Çünkü devlet yönetiminde tasarruf yalnızca bütçe meselesi değildir. Aynı zamanda karakter meselesidir.

Vatandaşın vergisiyle oluşan imkânları kişisel gösterişin değil, kamu yararının hizmetine sunabilmektir.

Muş'ta son yıllarda birçok kişi, valilik makamında tam da bunu gördüğünü ifade ediyor.

Bir başka dikkat çekici nokta ise mesafe meselesi...

Makam sahipleri bazen çevrelerindeki duvarları fark etmezler. O duvarlar zamanla halkla yönetici arasına görünmez bir perde örer.

Ancak bazı insanlar o duvarları kaldırmayı başarır.

Şehir merkezinde, ilçelerde, köylerde, camilerde, taziyelerde, gençlik programlarında, spor etkinliklerinde ve kültürel organizasyonlarda sık sık görünmesinin sebebi de budur.

Çünkü şehirler yalnızca yollarla, binalarla ve projelerle kalkınmaz.

Şehirler güven duygusuyla büyür.

Bir çocuğun sevgisini kazanmak, bir yaşlının duasını almak, bir gencin hayaline ortak olmak da en az fiziki yatırımlar kadar kıymetlidir.

Bugün Muş'un sporundan kültürüne, eğitiminden turizmine, ekonomisinden sosyal hayatına kadar birçok alanda ortaya konulan çabaların arkasında bu anlayışın izlerini görmek mümkündür.

Belki bu yazıyı okuyan bazı insanlar farklı düşünebilir.

Bu son derece doğaldır.

Ancak hakkı teslim etmek de bir erdemdir.

Güzel yapılan işi görmek, emeği takdir etmek ve şehri için çalışan insanlara teşekkür edebilmek toplumların en önemli vefa göstergelerinden biridir.

Ben inanıyorum ki yıllar sonra Avni Çakır'ın adı anıldığında insanlar yalnızca bir valiyi hatırlamayacak.

Makamının arkasına saklanmayan bir devlet adamını hatırlayacak.

Vatandaşla arasına mesafe koymayan bir yöneticiyi hatırlayacak.

Gösterişten çok hizmeti önemseyen bir anlayışı hatırlayacak.

Ve belki de en önemlisi...

Muş'un gönlünde kendisine sağlam bir yer edinmiş bir ismi hatırlayacak.

Çünkü bazı insanlar görev yapar.

Bazı insanlar ise yaşadıkları şehrin hafızasında kalır.

İz bırakanlar unutulmaz.