HABER49- Muş’u ziyaret eden Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye’nin güvenlik politikaları, terörle mücadele ve bölgesel gelişmelere ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Muş’un Türkiye’nin birlik ve kardeşlik yürüyüşünde önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Güler, şehrin kalkınması ve hak ettiği refaha ulaşması için gereken desteği vermeye devam edeceklerini vurguladı.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Muş’a geldi. Kentte bir dizi temas gerçekleştiren Güler, ilk önce Muş Valiliği’ni ziyaret ederek şeref defterini imzaladı. Muş Valisi Avni Çakır’la görüşen Güler, kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.
AK PARTİLİ ŞİMŞEK VE EMRE İLE GÖRÜŞTÜ
Ardından AK Parti Muş İl Başkanlığı’na geçen Güler, burada AK Parti Muş Milletvekili Mehmet Emin Şimşek ve AK Parti İl Başkanı Melik Emre ile teşkilat çalışmaları ve kentte yürütülen faaliyetlerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
İl başkanlığında düzenlenen programda konuşan Milli Savunma Bakanı Güler, köklü tarihi mirasıyla Anadolu’nun önemli şehirlerinden biri olan Muş’ta partililerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.
“MUŞ ANADOLU’NUN HAFIZASINDA ÖZEL BİR YERE SAHİPTİR”
Konuşmasında Muş’un tarihsel ve kültürel önemine değinen Güler, şunları söyledi:
“Güzel şehrimiz Muş yalnızca bölgesinde değil Anadolu'nun tamamının hafızasında özel bir yere sahiptir. 1071'de Anadolu'nun kapılarının milletimize açıldığı Muş'un güzide parçası Malazgirt, kahramanlıkla cesaretin, sabırla gayretin, imanla birlikle dirilişin destansı bir şekilde yazıldığı yerdir. Anadolu'daki yeni ve büyük medeniyet yürüyüşümüze ilk ev sahipliği yapan Muş Sultan Alparslan'ın emanetini asırlar boyunca yaşatmış, Selçuklu'dan Osmanlı'ya uzanan tarihi süreçte nice fedakarlıklara da sahne olmuştur. Nitekim Murat Nehri'nin serin sularıyla yetişen Muş'un yiğit evlatları vatan aşkıyla gönüllü olarak Yemen'in kızgın çöllerine göreve gitmişlerdir. Muş, Birinci Dünya Savaşı yıllarında da Rus işgali ve Ermeni çetelerinin zulmüyle ağır bir sınavdan geçse de diğer illerimiz gibi kısa sürede toparlanarak yeniden ayağa kalkmayı başarmıştır.”
“TERÖRÜN OLMADIĞI BİR TÜRKİYE, YARINLARIMIZIN DA EN GÜÇLÜ TEMİNATIDIR”
Milli Mücadele döneminde Muş halkının Müdafaa-i Hukuk teşkilatları aracılığıyla işgal ve ilhak projelerine karşı güçlü bir duruş sergilediğini dile getiren Güler, milletin zor zamanlarda kenetlenerek güç birliği yaptığını ifade etti.
Güler, “Tarih bize kanıtlamıştır ki, bu millet ne zaman zorlukla karşılaşsa, kenetlenmeyi bilmiş, omuz omuza vererek yaralarını sarmayı başarmıştır. Bugün de aynı anlayışla hareket ediyor, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Yıllardır ülkemizin başına bela olan terörün tamamen ortadan kaldırılması ülkemizin geleceği açısından kritik bir hedef olarak karşımızda durmaktadır. Bu kapsamda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devletimizin kararlılıkla yürüttüğü ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi, hem kalıcı güvenlik ortamına ulaşmamıza, hem de toplumsal barış ve kardeşliğimizin güçlendirilmesine yönelik tarihi bir karardır. Zira küresel güçlerin maşa olarak kullandığı terör örgütleri, yıllardır bu birlik zemininin altını oymaya ve kaynaklarımızı heba etmeye çalışmıştır. Artık milletimizin engin feraseti ve devletimizin sarsılmaz kararlılığıyla bu karanlık sayfanın bir daha açılmamak üzere kapanması için güçlü bir irade ortaya konulmaktadır. Terörün olmadığı, güvenin, huzurun ve refahın hakim olduğu bir Türkiye, sadece bugünün değil, yarınlarımızın da en güçlü teminatıdır” dedi.
BÖLGESEL GELİŞMELER VE GÜVENLİK POLİTİKALARI
Konuşmasının devamında bölgesel gelişmelere değinen Milli Savunma Bakanı Güler, son dönemde bölgede yaşanan çatışmaların güvenlik risklerini artırdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Son dönemde bölgemizde yaşanan istikrarsızlıklar, çatışmalar ve savaşa evrilen gelişmeler, sürekli artan risk ve tehdit gerçeğini her geçen gün daha açık biçimde ortaya koyarken, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimizin de ne kadar gerekli ve stratejik olduğunu bir kez daha bizlere göstermektedir. Nitekim, İran ile İsrail ve ABD arasında yaşanan gerilimin sıcak çatışmaya dönüşmesi, bölgemizi yeni bir ateş çemberine sürüklemiştir. Savaşın genişlediği, güvensizliğin sürekli yayıldığı bir coğrafyada Türkiye, çatışmanın değil barışın ve sağduyunun tarafında yer almakta, istikrar adası olarak güvenliğin merkezi olma konumunu sürdürmektedir. Bu güçlü konum, etkin ve saygın askeri kapasitemizle birlikte yerli ve milli savunma sanayimizin genç ve dinamik nüfusumuzun, gelişen ekonomimizin, en önemlisi de devlet-millet dayanışmamızın ürettiği bir neticedir. Ülkemiz müzakere masalarında etkin çözümler üreten, sahada caydırıcılığı hissedilen, bulunduğu her coğrafyada güven veren bir ülkedir. Bizim önceliğimiz, daha fazla felakete yol açmadan karşılıklı saldırıların durdurulması, yeniden diyalog ve diplomasi kanallarının açılmasıdır. Bu tutumumuzla birlikte İran'dan Lübnan'a geniş bir alanda etkisini gösteren çatışmaları yakından takip ediyor, hiçbir ihtimali göz ardı etmeden her gelişmeyi ülkemizin çıkarları doğrultusunda dikkatle analiz ediyoruz."
“SINIR HATTINDA VE SİBER ALANLARDA TEDBİRLERİMİZİ ALDIK”
Türkiye’nin savunma ve güvenlik politikalarının önleyici ve stratejik esaslara dayandığını belirten Güler, "Esasen, önleyici ve stratejik esaslara dayalı savunma güvenlik politikamız doğrultusunda, sadece bu süreçte değil önceden beri her türlü kriz ve tehdit durumuna uygun hazırlıklarımız bulunmaktadır. Son gelişmelere göre de karada, havada, denizde, sınır hattında ve siber alanlarda tedbirlerimizi artırdık. Ülkemizin hak ve menfaatlerini her koşulda korumaya, milletimizin güvenine layık olmaya yönelik azmimiz, kudretimiz ve kararlılığımız tamdır. Bu noktada kahraman ordumuzun sahip olduğu yüksek kabiliyet, disiplin ve fedakarlık ile yüksek teknolojik donananım ve milletimizin sarsılmaz desteği en önemli güvencelerimizdir” diye konuştu.
“MUŞ, GÜÇLÜ TÜRKİYE YOLCULUĞUNUN EN GÜÇLÜ DESTEKÇİLERİNDEN”
“Muş'umuzun daha fazla kalkınması, hak ettiği refaha ulaşması ve ihtiyaç duyduğu tüm yatırımları alması noktasında şehrimizin destekçisi olmaya devam edeceğiz” diyen Güler, şöyle devam etti:
“Yapılan yeni yollarla, hastanelerle, okullarla, sosyal yatırımlarla şehirlerimizin çehresi değişmekte, gelişimi hızlanmaktadır. Esasen şehirlerimizin kalkınması, üretim kapasitelerinin artması ve gençlerimizin geleceğe umutla bakabilmesi Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen eser ve hizmet siyasetinin temelini oluşturmaktadır. Bu şekilde Türkiye Yüzyılı hedeflerimize adım adım yaklaşırken her bir şehrimiz de kendi potansiyeliyle bu kutlu yürüyüşümüzün ayrılmaz bir parçası olmaktadır. Teşkilatlarımız da bu konuda kendi bölgelerinde önemli sorumluluklar üstlenmektedirler. Şunu özellikle belirtmeliyim ki, il ve ilçe teşkilatlarından kadın ve gençlik kollarına kadar her kademede görev alan teşkilat mensuplarımızın, eser ve hizmet siyasetini en doğru şekilde milletimize anlatması, vatandaşlarımızın beklentilerini ve isteklerini de dikkatle takip ederek çözüm yollarını aramaları ve dertlerine derman olmaya çalışması hayati önemdedir. Şüphesiz bu konuda ortaya konacak samimi gayretler, millet ve devlet arasındaki güçlü bağı daha da pekiştirecektir. Bu düsturla çalıştığını görmekten memnuniyet duyduğum sizlerin bundan sonra da durmadan, yorulmadan, gayret göstererek daha fazla insanımıza dokunacağınıza, ülkemize hizmet etmek için büyük bir şevkle çalışmalarınıza devam edeceğinize yürekten inanıyorum. Bizler de Muş'umuzun daha fazla kalkınması, hak ettiği refaha ulaşması ve ihtiyaç duyduğu tüm yatırımları alması noktasında şehrimizin, yani sizlerin destekçisi olmaya devam edeceğiz. Malazgirt'ten bugüne taşıdığı milli ruhla Türkiye'nin birlik ve kardeşlik yürüyüşünde önemli bir yere sahip olan bu güzel şehir, bundan sonra da büyük ve güçlü Türkiye yolculuğunun en güçlü destekçilerinden biri olacaktır.”