HABER49-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi (istinaf), sanık Örün'e, İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesince, "çocuğa karşı kasten öldürme", "cinsel amaçla çocuğu hürriyetinden yoksun kılma" ve "çocuğun cinsel istismarı" suçlarından verilen ağırlaştırılmış müebbet ile 51 yıl hapis cezası kararına yönelik incelemesini tamamladı. Dosyanın resen incelenmek üzere daireye gönderildiği belirtilen kararda, yerel mahkemenin hükmünde usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık olmadığı kaydedildi.
İncelenen dosyaya göre kurulan hükümlerde bir isabetsizlik görülmediğine hükmeden daire, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığına karar verdi.
Daire, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğuna hükmederek, istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Öte yandan, istinafın kararına yönelik temyiz başvurusunda bulunulmadığı için sanık hakkında verilen hükmün kesinleştiği öğrenildi.
Davanın geçmişi
Feriköy Mahallesi'nde 31 Ekim 2024'te haber alınamayan ve ailesinin kayıp başvurusunda bulunduğu 6 yaşındaki Şirin Elmas Hanilçi, 2 Kasım 2024'te Feriköy Mezarlığı'nda öldürülmüş halde bulunmuş, gözaltına alınan şüpheli Mustafa Örün tutuklanmıştı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Şirin Elmas Hanilçi'nin, annesi Yeter Hanilçi ve kardeşleriyle 31 Ekim 2024'te babaannesinin evine gittiği anlatılmıştı.
Aynı gün saat 15.30 sıralarında küçük kızın annesi, babaannesi ve dedesinin, çocukları da yanlarına alarak fatura ödemek için dışarıya çıktıkları belirtilen iddianamede, anne Hanilçi'nin "Sen gelme, halanın kızıyla oyna, ben geleceğim." diyerek, Şirin'i yanlarında götürmediği ifade edilmişti.
İddianamede, Şirin'in aile büyükleri gittikten sonra iki kardeşiyle dışarıya çıktığı, bir süre sonra kardeşlerinin eve geldiği ancak onun dönmediği bilgisine yer verilmişti.
Kamera kayıtlarına göre, Şirin'in olay günü saat 16.35 sıralarında tek başına Avukat Caddesi'nden Ülker Sokak istikametine, oradan da Poyraz 1 Sokak'a girdiği, bu sokağın girişinde sanık Mustafa Örün'ün hurda toplama aracıyla Şirin'in yanına geldiği, iletişimde bulunmaya ve yakınlık kurmaya başladığı aktarılmıştı.
İddianamede, sanık Örün'ün yürüdükleri yol boyunca Şirin'le konuştuğu, çöp konteynerlerinin yanında durup bir yandan kağıt topladığı, saat 16.45 sıralarında Şirin'le Poyraz 1 Sokak ve Hasret Caddesi kesişimine gelip, buradan Feriköy Mezarlığı istikametine doğru ilerlediği kaydedilmişti.
Sanığın Şirin'i Feriköy Mezarlığı'nın giriş kapısına yakın tenha alandaki iki mezar arasına götürdüğü, cinsel istismarda bulunduktan sonra delilleri ortadan kaldırmak, suçu gizlemek ve yakalanmamak için Şirin'i öldürmeye karar verdiği, ağzına tıkadığı eşarbı çıkartarak boynuna doladığı ve bu şekilde küçük kızı öldürdüğü belirtilmişti.
İddianamede sanık Örün'ün, "bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme" ve "cinsel amaçla çocuğu ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 6 yıldan 21 yıla kadar hapis, "çocuğun cinsel istismarı" suçundan ise 18 yıldan az olmamak şartıyla hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.
İlk duruşmada hapis cezası
İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Ocak 2025'te görülen ilk duruşmada davayı karara bağlamıştı.
Mahkeme heyeti, sanık Mustafa Örün'ü, "çocuğa, kadına karşı ve bir suç delillerini gizlemek veya yok etmek amacıyla kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "cinsel amaçla çocuğu hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 21 yıl ile "çocuğun cinsel istismarı" suçundan da 30 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.
Heyet, sanığa üst sınırdan ceza hükmü kurarak indirim uygulamamıştı.
Kararın ardından dosya, incelenmek üzere istinafa taşınmıştı.




