Ekonomi

Meclis’e sunulan teklifle 1,5 milyon kişinin borcu siliniyor

TBMM’ye sunulan yeni yasa teklifi, uzun yıllardır sağlık hizmetlerine erişimde borç engeli yaşayan yüz binlerce vatandaşı yakından ilgilendiriyor. Teklif kabul edilirse yaklaşık 1,5 milyon kişinin Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borcu tamamen silinecek ve toplam 3 milyar lirayı aşan yük resmen ortadan kalkacak.

Abone Ol

HABER49- Meclis’e sunulan teklifle 1,5 milyon kişinin GSS borcu tamamen silinecek. Yaklaşık 3,2 milyar liralık yük tasfiye edilecek ve sağlık hizmetlerine erişimde büyük rahatlama yaşanacak.

Hem vatandaşların hem de sosyal güvenlik sisteminin üzerindeki baskıyı azaltmayı hedefleyen düzenleme, özellikle gelir seviyesi düşük vatandaşlar için kritik bir adım olarak görülüyor.

GSS BORÇLARININ SİLİNMESİNİ İÇEREN TEKLİF MECLİS GÜNDEMİNDE: KİMLERİN BORCU KAPSAMA ALINACAK?

TBMM’ye sunulan yasa teklifi, Türkiye’de uzun zamandır gündemde olan GSS borçlarının tasfiyesine yönelik kapsamlı bir yenilik getiriyor. Teklifte en dikkat çekici başlıklardan biri, hangi tarihten önce biriken borçların affedileceğine dair belirlenen çerçeve oldu. Buna göre 1 Ocak 2016 tarihinden önce tahakkuk etmiş ancak ödenmemiş tüm prim borçları, gecikme faizi ve ferî alacaklarıyla birlikte tamamen silinecek. Bu kapsamda borcu bulunan yaklaşık 1,5 milyon vatandaş, yıllardır dosyalarında yer alan borç yükünden kurtularak sağlık hizmetlerine erişimde yaşadıkları sıkıntıları geride bırakacak.
Bu borçların önemli kısmını, gelir testine hiç başvurmamış olan, ekonomik yetersizlik nedeniyle prim ödeme gücü bulunmayan veya çeşitli yapılandırmalarla borcunu kapatamayan vatandaşlar oluşturuyor. Sosyal Güvenlik Kurumu uzmanları; düzenlemenin yalnızca geçmiş borçları kapsadığını, mevcut dönemde devam eden prim yükümlülüklerinin ise aynı şekilde işlemeye devam edeceğini vurguluyor. Ancak affın yürürlüğe girmesiyle birlikte yüz binlerce kişinin sağlık sistemine yeniden dahil edilmesinin önü açılacak. Bu adım, yıllardır borç nedeniyle sağlık hizmetlerinden sınırlı şekilde yararlanabilen kişiler için önemli bir iyileşme anlamına geliyor.

GSS SİSTEMİNİN BORÇ ÜRETME SORUNU: YILLARDIR BİRİKEN MİLYARLARCA LİRALIK YÜK NASIL OLUŞTU?

2012 yılında yürürlüğe giren Genel Sağlık Sigortası sistemi, Türkiye’de yaşayan herkesin belirli şartlar altında sağlık güvencesine sahip olmasını amaçlıyordu. Ancak sistemin ilk yıllarında yapılan gelir testi zorunluluğuna vatandaşların büyük kısmının başvurmaması, borçların katlanarak büyümesine yol açtı. Gelir testi yaptırmayanlar en yüksek prim diliminden borçlandırıldı ve zamanla gecikme faizleriyle birleşen bu tutarlar birçok kişi için ödenemez noktalara ulaştı.
Borçlu görünen vatandaşlar sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamadı; ilaç temininde sorun yaşadı, acil durumlar dışındaki tedavilere erişimde sıkıntılarla karşılaştı. Özellikle ekonomik zorluk içindeki bireylerin borçları yıllar içinde birikti ve SGK sisteminin tahsil edemediği devasa bir yük haline geldi. Yeni teklif, yaklaşık 3,2 milyar lirayı bulan bu birikmiş borçların tamamen tasfiye edilmesini öngörüyor. Uzmanlara göre bu düzenleme yalnızca vatandaşı rahatlatmakla kalmayacak; aynı zamanda SGK’nın tahsil edemediği borçları sistemden çıkararak sosyal güvenlik yapısını daha sürdürülebilir hale getirecek.

YABANCILARA YÖNELİK SAĞLIK HİZMETLERİNDE YENİ DÖNEM: 2026’DA UYGULAMA BAŞLIYOR

Teklifin dikkat çeken bir diğer maddesi ise Türkiye’de geçici koruma altında bulunan yabancılara yönelik sağlık düzenlemesi oldu. Buna göre 1 Ocak 2026’dan itibaren geçici koruma statüsündeki yabancılardan sağlık hizmeti alırken katılım payı talep edilecek. Ödeme gücü bulunmayan kişiler ise bu tutarların iadesini talep etme imkânına sahip olacak.
Düzenleme, özel sağlık kuruluşlarına başvuruda da yeni sınırlamalar getiriyor. Böylece hem sağlık hizmetlerinin finansman yükünün kontrol altına alınması hem de sistemin sürdürülebilirliğinin korunması hedefleniyor. Uzmanlar, geçici koruma altındaki nüfusun Türkiye sağlık sistemine getirdiği maliyet göz önüne alındığında bu düzenlemenin hizmetlerin planlanması açısından kritik önem taşıdığını belirtiyor. Bu adım, yerli vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini güçlendirmeden uluslararası yükümlülüklerin daha dengeli bir şekilde yönetilmesine imkân sağlayacak yeni bir dönemi başlatacak.

KİMLER GSS BORÇ AFFINDAN YARARLANABİLECEK? KAPSAM NETLEŞMEYE BAŞLADI

Yeni düzenleme, GSS prim borçları nedeniyle yıllardır mağduriyet yaşayan geniş bir kitlenin yükünü hafifletecek. Düzenlemeden yararlanabilecek gruplar arasında gelir testine hiç başvurmamış kişiler, ekonomik zorluk nedeniyle prim borçlarını ödeyememiş olanlar, önceki yapılandırmaları tamamlayamayanlar ve 1 Ocak 2016’dan önce borcu bulunan herkes yer alıyor. Bu kapsamın milyonlarca vatandaşı ilgilendirdiği değerlendiriliyor.
Uygulamanın nasıl işleyeceğine dair teknik detaylar henüz netleşmese de uzmanların ortak görüşü, borçların SGK sistemi üzerinden otomatik olarak silineceği yönünde. Böylece vatandaşların ayrıca bir başvuru yapmasına gerek kalmayacak. Düzenleme sayesinde borç yükünden kurtulan kişilerin sağlık hizmetlerinden kesintisiz şekilde yararlanabilmesi de mümkün hale gelecek. Özellikle kronik hastalığı olan, tedavi süreçleri aksayan ya da ilaç alımında sorun yaşayan binlerce kişi için bu adım büyük önem taşıyor. Yıllardır beklenen bu düzenleme, sosyal devlet anlayışını güçlendiren ve sağlık hizmetlerine erişimi temel bir hak olarak öne çıkaran bir adım olarak değerlendiriliyor.

SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİMDE YENİ DÖNEM: BORCU SİLİNEN VATANDAŞLAR RAHATLAYACAK

GSS borcunun silinmesi, yalnızca ekonomik bir rahatlama sağlamayacak; aynı zamanda sağlık sisteminde yıllardır görülen tıkanıklıkların da önüne geçecek. Borç nedeniyle ilaç alamayan, tetkiklerini yaptıramayan veya hastanelere başvuru yapmakta tereddüt yaşayan vatandaşlar için yepyeni bir dönem başlayacak. Düzenleme yürürlüğe girdiğinde borç dosyaları tamamen kapanacak ve sağlık hizmetlerine erişim üzerindeki tüm kısıtlamalar kaldırılacak.
Uzmanlar, bu düzenlemenin özellikle düşük gelirli ve sağlık yardımı almaya ihtiyaç duyan vatandaşlar için hayati bir adım olduğunu ifade ediyor. Ayrıca geçmiş yıllarda getirilen sınırlı afların aksine bu kez geniş kapsamlı bir tasfiye yapılıyor. Bu uygulamanın sağlık sistemindeki yoğunluğu azaltarak hizmetlerin daha etkin bir şekilde sunulmasına katkı sağlayacağı da öngörülen değerlendirmeler arasında yer alıyor. Böylece hem vatandaş hem de kamu sistemi açısından çok yönlü bir iyileşme süreci başlamış olacak.