HABER49- Muş Alparslan Üniversitesi’nde İlim ve Fikir Topluluğu tarafından düzenlenen "Asılan Bedenler Değil İnsanlıktır" temalı programda, Filistin’de alınan idam kararına tepki gösterilerek “Susmuyoruz” mesajı verildi.
İlim ve Fikir Topluluğu tarafından Merkezi Kütüphane önünde düzenlenen programa MAUN Rektörü Mustafa Alican, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
“İNSANLIK TARİHİNİN EN UTANÇ VERİCİ EŞİKLERİNDEN BİRİNDEYİZ”
İlim ve Fikir Topluluğu Başkanı Muhammed Yusuf Süt, yaptığı açıklamada “İnsanlık tarihinin en utanç verici eşiklerinden birindeyiz. İsrail Parlamentosu’nun (Knesset), yalnızca Filistinli esirlere uygulanacak idam cezasını içeren yasa düzenlemesini kabul etmesi; uluslararası hukuka, insan haklarına ve insanlık onuruna açık bir saldırıdır. Bu karar, sıradan bir ceza hukuku düzenlemesi değildir. Bu karar, 75 yıldır süren işgalin, sürgünün ve sistematik baskının; 7 Ekim’den bu yana Gazze’de açık bir soykırıma dönüşen politikanın yeni ve daha karanlık bir aşamasıdır. Bu yasa ile İsrail, hukuku bir adalet mekanizması olmaktan çıkarıp bir infaz aracına dönüştürdüğünü ilan etmiştir. Bu düzenleme; yaşam hakkının açık ihlalidir, ayrımcı ve ırkçı bir uygulamadır, uluslararası insancıl hukukun ağır ihlalidir ve apartheid rejiminin en sert tezahürlerinden biridir” ifadelerini kullandı.
“SİSTEMATİK APARTHEİD REJİMİ UYGULANMAKTADIR”
Muhammed Yusuf Süt, İsrail’in Filistin politikalarına ilişkin değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:
“İsrail, kurulduğu tarihten bu yana Filistinlilere yönelik sistematik bir apartheid rejimi uygulamaktadır. Hukuk kılıfı altında insanlığa karşı uygulamalarını meşrulaştırmaya çalışan bu yaklaşım, yasalar aracılığıyla sürdürülmektedir. Gıyabi Mülkiyet Yasası ile mülkiyetlere el konulması, Duvar Yasası ile hareket özgürlüğünün kısıtlanması, yerleşim kararlarıyla işgalin genişletilmesi ve Yahudi Ulus Devlet Yasası ile temel hakların sınırlandırılması bu politikanın örnekleri arasında yer almaktadır. İşgalci bir gücün, işgal altında tuttuğu halkı idamla cezalandırmaya kalkışması; Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’ne, uluslararası insan hakları hukukuna ve evrensel adalet ilkelerine aykırıdır. Filistinli esirlerin durumu uzun süredir devam eden bir insanlık sorunu olarak gündemde yer almaktadır. Son dönemde bu durumun daha ağır ihlallere dönüştüğü ifade edilmektedir.”
“CEZAEVLERİNDE AĞIR İDDİALAR GÜNDEMDE”
Süt, esirlerin durumuna ilişkin iddiaları da şu sözlerle dile getirdi:
“Serbest bırakılan esirlerin aktarımlarında; sistematik işkence, kötü muamele, aç bırakma ve tıbbi ihmale dair iddialar yer almaktadır. Cezaevlerinin koşullarına ilişkin uluslararası denetimlerin sınırlı olduğu ve yargı süreçlerine dair eleştirilerin sürdüğü belirtilmektedir. Bu yasa ile İsrail’in, Filistinlilerin direnişini suç kapsamına almaya yönelik bir yaklaşım sergilediği ifade edilmektedir. Buna karşılık, yaşanan gelişmelerin bölgesel ve uluslararası düzeyde tartışılmaya devam ettiği görülmektedir.”
“GAZZE’DE YAŞANANLAR ULUSLARARASI KAMUOYUNDA YANKI BULUYOR”
Muhammed Yusuf Süt, “Gazze’de yaşananlar; sivillerin, kadınların, çocukların ve çeşitli meslek gruplarının etkilenmesi nedeniyle uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmaktadır. Bölgedeki gelişmelerin, insani durum ve altyapı üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşların süreç karşısındaki tutumu da tartışma konusu olmaya devam etmektedir. Türkiye başta olmak üzere çeşitli ülkelerden konuya ilişkin farklı açıklamalar yapılmaktadır. Filistin meselesi, uluslararası gündemdeki yerini korumaya devam ederken; bölgede kalıcı çözüm ve barışa yönelik çağrılar sürmektedir” diye konuştu.