HABER49-Muş Alparslan Üniversitesi öncülüğünde yürütülen Malazgirt Savaş Alanı Arkeolojisi Projesi kapsamında elde edilen kritik bulgular, uluslararası bilim camiasının dikkatine sunuldu. Afşin Mahallesi'nde gün yüzüne çıkarılan insan kalıntıları üzerine yapılan kapsamlı antropolojik araştırma, Türk dünyasının saygın bilimsel yayınlarından bilig dergisinde yayımlandı.
2022-2024 yılları arasında gerçekleştirilen kazılarda ortaya çıkarılan ve XI. ve XII. yüzyıllara tarihlenen 51 mezar ile 54 bireye ait iskelet kalıntısı, titizlikle incelendi. Gerçekleştirilen detaylı antropolojik analizler; bireylerin yaş, cinsiyet, boy uzunluğu, hastalık, travma ve biyolojik özelliklerini gözler önüne sererken, dönemin nüfus yapısına da ışık tuttu.
İSLAMİ GÖMÜ GELENEĞİ VE RADYOKARBON ONAYI
Yapılan radyokarbon analizleri mezarların XI. ve XII. yüzyıllara ait olduğunu kesinleştirirken, defin uygulamalarının İslami gömü geleneğiyle birebir uyumlu olduğunu ortaya koydu. Araştırmacılar, bu yönüyle Afşin Mahallesi mezarlığının bölgedeki erken dönem Müslüman mezarlıklarının tarihlendirilmesinde kilit bir rol oynadığını vurguladı.

SAVAŞIN VE ÇATIŞMALARIN İZLERİ İSKELETLERDE
Araştırmanın en dikkat çeken bulgularından biri ise iskeletlerde tespit edilen travma izleri oldu. Kafatası yaralanmaları, savunma kırıkları ve kesici-delici alet izleri, özellikle erkek bireylerin yoğun fiziksel çatışmalara maruz kaldığını somut verilerle kanıtladı.
SADECE SAVAŞÇILAR DEĞİL, BİR HALK MEZARLIĞI
Elde edilen demografik veriler, bu alanın yalnızca askerlere veya belirli bir gruba ait olmadığını, kadın, erkek, çocuk ve yaşlı bireylerin bir arada yer aldığı bir halk mezarlığı olduğunu kanıtladı. Bu durum, Malazgirt ve çevresindeki dönemsel yaşamın sosyal yapısına dair yepyeni bir pencere açtı.
Tarih, arkeoloji ve antropolojiyi bir araya getiren bu öncü çalışma; yalnızca Malazgirt Savaşı'nın coğrafyasını değil, savaşın sivil toplum üzerindeki etkilerini de gözler önüne seren ilk kapsamlı araştırmalar arasında yerini aldı.





