HABER49-Malatya’da 67 yaşındaki kalaycı ustası Selahattin Özoğlu, baba mesleğini 55 yıldır büyük bir tutku ve azimle sürdürüyor. Kahramanmaraş merkezli depremler gibi zorlu süreçlere rağmen, kalaycılık mesleğini yaşatmaya çalışan Özoğlu, aynı zamanda bu sanatın geleceği için endişelerini dile getiriyor. Özoğlu, yaşadığı zorluklara rağmen mesleğini severek yapmaya devam ediyor. Bu azim, Malatya’daki zanaatkarlar için de bir ilham kaynağı oluyor.
55 Yıldır Babasının Yanında: Kalaycılıkla Geçen Bir Ömür
Selahattin Özoğlu, 67 yıl önce başladığı kalaycılık mesleğini tam 55 yıldır tutkuyla sürdürmeye devam ediyor. Küçük yaşlarda babasının yanında başlayan bu serüven, bugün onu Malatya’da kalan birkaç kalaycı ustasından biri yapmış durumda. Özoğlu, mesleği baba mesleği olarak kabul ederek, geçmişin değerini ve önemini unutmayarak çalışıyor. Birçok zorlukla karşılaşmış olsa da, kalaycılık mesleğini korumak ve gelecek nesillere aktarmak için elinden geleni yapıyor.
Kalaycılık, bir zamanlar evlerde sıklıkla ihtiyaç duyulan bir zanaatken, modern teknolojilerin ve değişen yaşam koşullarının etkisiyle giderek azalıyor. Ancak Özoğlu, buna rağmen mesleği severek yaptığını ve mesleğin geleceği için kaygılarını dile getirdi. Özoğlu’nun tutkulu ve dirençli yaklaşımı, onu sadece bir usta olarak değil, aynı zamanda bu zanaatın yaşatılmasına katkı sağlayan bir figür olarak da tanımlıyor.
Malatya’da Kalaycılığın Geleceği Tehlikede
Kalaycılık gibi geleneksel mesleklerin, modern zamanlarda giderek unutulmaya yüz tuttuğu bir gerçek. Malatya'da yalnızca 3-5 kalaycı usta kaldığını belirten Özoğlu, zanaatın kaybolmaya yüz tuttuğunu dile getiriyor. Geçmişte binlerce yıl süren geleneksel zanaatların, yeni nesil tarafından rağbet görmemesi, bu tür mesleklerin unutulmasına neden oluyor. Kalaycılıkla uğraşan usta sayısının az olması, bu alanda eğitim alan çırakların yetişmemesi, zanaatın geleceği için büyük bir tehlike oluşturuyor.
Özoğlu, 55 yıllık meslek yaşamında, bu mesleği yapabilmek için geleneksel yöntemlere sadık kalarak bir süre daha ayakta kalmaya çalıştığını belirtiyor. Bununla birlikte, artık bu zanaata ilgi gösteren çok az insan olduğunun farkında. “Bu mesleği yaşatabilmek için yeni çıraklar yetiştirilmesi gerekiyor. Ancak şu an için bu mesleği öğrenmek isteyen pek kimse yok” diyor. Özoğlu, mesleğin korunması için daha fazla destek ve sahip çıkılmasına ihtiyaç olduğunu vurguluyor.