HABER49- Muş’un düşman işgalinden kurtuluşunun 109. yıl dönümü, kentte düzenlenecek resmi tören ve çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.
Valilik ve ilgili kurumlarca koordine edilen kutlama programı, sabah saatlerinde Kent Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başlayacak. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından günün anlam ve önemine dair konuşmaların yapılacağı etkinliklerde, Muş’un işgalden kurtuluşu için verilen destansı mücadele bir kez daha hafızalarda tazelenecek.
KÜLTÜREL ŞÖLEN KAPIDA
Resmi törenin ardından kutlamalar kültürel etkinliklerle devam edecek. Öğrencilerin kahramanlık temalı şiirlerini seslendireceği programda, Halk Eğitim Merkezi folklor ekibi de yöresel halk oyunları gösterisiyle sahne alacak. Ayrıca, kurtuluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen yarışmalarda başarı gösteren katılımcılara ödüllerinin takdim edilecek.
MUŞ’UN İŞGAL YILLARI
Muş’un kurtuluş sürecinin tarihi arka planı, Birinci Dünya Savaşı yıllarına uzanıyor. 1914 yılında başlayan savaşta Osmanlı ordusunun Kafkas Cephesi’nde yaşadığı ağır kayıpların ardından Rus orduları Doğu Anadolu’ya doğru ilerlemeye başladı. 1915 yılında Rus birlikleri Eleşkirt ve Pasinler üzerinden Malazgirt yönüne hareket ederken, bu durum bölgede yeni bir işgal sürecini başlattı.
Bu dönemde Rus ilerleyişiyle birlikte bazı Ermeni grupların da Rus ordusuna destek vererek Muş, Varto ve Bulanık çevresindeki Müslüman köylere saldırılar düzenlediği, halkın ise güvenlik gerekçesiyle Elazığ ve Diyarbakır gibi bölgelere göç etmek zorunda kaldığı ifade ediliyor.
1915 yılının Şubat ayında Varto’nun, 1916 yılında ise Muş’un Rus ordusunun kontrolüne geçtiği; bu süreçte Rus ordusu bünyesinde yer alan Ermeni birliklerin bölgede ciddi katliamlar gerçekleştirdiği belirtiliyor.
KURTULUŞ SÜRECİ VE YENİDEN DİRENİŞ
1916 yılında Diyarbakır 16. Kolordu Komutanlığına Mustafa Kemal Paşa’nın atanmasının ardından bölgede askeri dengeler değişmeye başladı. 2. Ordu’ya bağlı 16. Kolordu birlikleri kısa sürede toparlanarak Muş çevresinde konuşlandı.
8 tümenlik kuvvetin yanı sıra gönüllü birliklerin de desteğiyle 3 Ağustos’ta başlatılan harekât sonucunda Türk birlikleri Kurtik Dağları üzerinden Muş’a giriş yaptı. Bu gelişme üzerine Rus birlikleri bazı bölgelerde geri çekilmek zorunda kaldı. Ancak kısa süre sonra yeniden takviye alan Rus kuvvetleri şehre tekrar girdi.
1917 yılının bahar aylarında Türk ordusunun karşı taarruza geçmesiyle birlikte 30 Nisan’da Muş yeniden kontrol altına alındı. Bu başarı, bölgedeki işgal sürecinde önemli bir dönüm noktası oldu.
DOĞU ANADOLU’NUN KURTULUŞU
18 Ağustos 1917’de imzalanan ateşkes anlaşması kapsamında Rus ordusu Doğu Anadolu’dan tamamen çekildi. Çekilme sırasında askeri malzemelerin bir kısmının Ermeni gruplara bırakıldığı ve bunun bölgede yeni çatışma girişimlerine zemin hazırladığı ifade ediliyor.
Birinci Dünya Savaşı’nın ardından imzalanan Mondros Mütarekesi, Wilson Prensipleri ve Sevr Anlaşması sürecinde Doğu Anadolu’da Ermeni Devleti kurulmasına yönelik girişimlerin hız kazandığı, bu amaçla bazı bölgelerde yeniden saldırı ve katliam girişimlerinin yaşandığı belirtiliyor. Muş ve çevresi de bu saldırılardan etkilenen bölgeler arasında yer aldı.
MİLLİ MÜCADELE VE KESİN KURTULUŞ
Sevr Anlaşması sonrası Ermeni komitelerinin bölgede faaliyetlerini sürdürdüğü bir dönemde, Anadolu genelinde başlayan milli mücadele süreciyle birlikte dengeler yeniden değişti. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal Paşa’nın başlattığı mücadele, Doğu Anadolu’da da etkisini gösterdi.
Erzurum ve çevresinde örgütlenen direniş hareketleriyle birlikte bölge halkı yeniden toparlanma sürecine girdi. Kazım Karabekir Paşa komutasındaki Türk birlikleri, Ermeni ordularına karşı yürütülen harekâtla önemli başarılar elde etti.
Bu süreç sonunda imzalanan Gümrü Antlaşması ile Doğu Anadolu’da işgal ve çatışma ortamı sona erdi. Böylece bölge, uzun süren mücadelelerin ardından yeniden güvenliğine kavuştu.