HABER49- Dünyanın en büyük Türk-İslam mezarlıklarından biri olan Selçuklu Meydan Mezarlığı'nda her biri sanat eseri özelliğine sahip taşların üzerindeki ve tarihi yapılardaki bezeme ve motiflerin geleneksel sanat dallarıyla canlandırılması için çalışma yürütüldü.
BEÜ akademisyenlerince tarihi mekanda yürütülen çalışmalar sonucu oluşturulan arşivde yer alan motifler, dokuma, kağıt rölyef, ebru, yağlı boya, filografi, nakış ve seramik sanatından yararlanılarak yeniden canlandırıldı.
Kırık bir mezar taşındaki bezeme ve motifler hereke tekniğiyle 6 ayda yaklaşık 700 bin ilmekle dokunan halıya, bazı taşlardaki motif ve bezemeler de geleneksel el sanatlarıyla tablolara işlendi.
"Halıdaki zencirek motifi sonsuzluğu ve saadeti simgelemektedir"
BEÜ Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Buğrul, AA muhabirine, üniversitenin sunduğu mali destekle Bitlis'teki tarihi mimari yapılar ve mezar taşlarının üzerindeki süslemelerle ilgili saha çalışması yürüttüklerini söyledi.
Ellerinde bezeme ve motiflerle ilgili çok zengin bir arşiv bulunduğunu anlatan Buğrul, şöyle konuştu:
"Taşlardaki bezeme ve motifleri 7 farklı geleneksel el sanatına aktardık. Ortaya çıkan ürünlerin hikayesi var. Ahlat'ta kırılmış bir mezar taşındaki süslemeleri dokuma sanatıyla halıya işledik. Hereke tekniğiyle 700 bine yakın ilmekle dokunan halı 6 ayda tamamlandı. İnce işçiliği olan halının zahmetli olduğunu görmekteyiz. Halıdaki 'zencirek' motifi sonsuzluğu ve saadeti simgelemektedir. Bezemelerde tezhip sanatını yoğunluklu görmekteyiz. Birlik, beraberlik ve vefayı simgeleyen 'hayat ağacı' ve 'çengel' motifleri ön plana çıkmaktadır. Mezar taşlarından tablolara aktarılan çok kollu yıldızlar da kainatın yaratılışı, düzeni ve bunu sağlayan gücü yani Allah'ı sembolize etmektedir."
Kırılmış mezar taşındaki desenlerin tasarımını yaparak Güroymak Aile Destek Merkezi'nde hereke tekniğiyle dokunan halıya işlediklerini belirten Buğrul, halının hem estetik görünümü hem de motifleriyle sanat eseri değeri taşıdığını vurguladı.
Sanatsal değerinden dolayı halının paha biçilmez bir eser olduğunu ifade eden Buğrul, "Mezar taşı deyip geçmemeli çünkü mezar taşlarının üzerindeki süslemeler bir devletin ve toplumun geçmişten günümüze kadar bütün kültürel, inanç ve tarihi birikimini sergilemektedir. Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı'ndaki şahideler üzerinde bulunan yazıların içerikleri ve motifler dikkatlice incelendiğinde Türk-İslam sanatının yansıması olduğunu ifade edebiliriz." diye konuştu.
Özgün motiflere sahip halının örneğinin hiçbir yerde bulunmadığını vurgulayan Buğrul, üzerindeki motifleri ve ince işçiliğiyle Bitlis yöresinde ilk defa üretildiğinin altını çizdi.
"Kültürel mirasla ilgili çalışmalarımız devam edecek"
Geçen yıl 450 bin kişinin Selçuklu Meydan Mezarlığı'nı ziyaret ettiğini kaydeden Buğrul, şunları söyledi:
"Desenlerin geleneksel el sanatlarına aktarılmasıyla çeşitli ürünler elde edilecektir. Her bir eserin kimlik bilgisi olacaktır. Motifleri, hangi malzemeden yapıldığı ve ne işe yaradığı yönündeki bilgileri kapsayan bir kimlik oluşturulacaktır. Bu kimlik hem bölgenin tanıtımına katkı sağlayacak hem de zanaatkarlarımıza, sanatçılarımıza da önemli gelir kaynağı olacak."
Mezar taşları ve mimari eserlerdeki bezemelerin bir toplumun ve devletin kültürel mirasını yansıttığını belirten Buğrul, şunları kaydetti:
"Bu bağlamda mezarlıktaki taşlar üzerinde yer alan süsleme ve kitabeleri, Türklerin Anadolu'ya gelişinin bir kanıtı ve oradan bu yana gelen kültürel mirasın devamı olarak ifade edebiliriz. Anadolu'nun tapusu mahiyetindeki Selçuklu Meydan Mezarlığı'ndaki taşların üzerindeki bezemeleri 7 farklı geleneksel el sanatıyla işlemenin gururunu yaşıyoruz. Bundan sonra farklı projelerle bu kültürel mirasa ilişkin çalışmalarımız devam edecektir."




