İNANIRSAK, BAŞARIRIZ: BAŞARACAĞIZ

Abone Ol

İNANIRSAK, BAŞARIRIZ... BAŞARACAĞIZ...

Muş’un karlı dağlarının gölgesinde, dondurucu bir soğukta ama kalplerin sarı-beyaz attığı hafta sonlarını daha geride bırakıyoruz... Muşspor sadece bir spor kulübü değil; bu kadim şehrin birleştiği, aynı duyguda buluştuğu ve "biz" diyebildiği en güçlü kalesidir.

Geçtiğimiz Ispartaspor maçında termometreler sıfırın altını gösterirken, tribünlerdeki o sarsılmaz irade hepimize bir şeyi yeniden hatırlattı: Muşspor sevdası mevsim tanımaz. Elleri buz kesse de, sesi kısılana kadar bağıran gencinden yaşlısına her bir taraftar, bu kulübün asıl sahibi olduklarını bir kez daha kanıtladı.

Ancak bu sefer protokol tribününde de sahaya yansıyan o sıcaklığı gördük. Maçın ilk düdüğünden son saniyesine kadar, dondurucu soğuğa rağmen koltuğundan kalkmayan, takımı adeta bir taraftar gibi sonuna kadar takip eden Muş Valimiz; Sayın Avni Çakır’ın bu duruşu takdire şayandır. Bir şehrin mülki amirinin, o zorlu hava şartlarında takımıyla ve halkıyla omuz omuza olması, sadece bir protokol görevi değil, gerçek bir aidiyet ve samimiyet göstergesidir. Sayın Valimize bu içten desteği ve takımı yalnız bırakmadığı için şehrimiz adına teşekkür etmeyi bir borç biliyorum.

Muşspor bugün bir yol ayrımında. Sahada sergilenen mücadele ve yönetimsel vizyon gösteriyor ki; bu şehir artık bir üst ligin kapısını sadece çalmıyor, o kapıyı kırmak istiyor. Yapılan yatırımlar ve teknik heyetin dokunuşları bizi bir "hedef takım" haline getirdi. Elbette eksiklerimiz var, elbette yolumuz uzun; ancak Muş Ovası’nın rüzgârını arkasına alan bu takımın önünde hiçbir engel kalıcı olamaz. Sabırlı olmalı ama atılım yapmaktan da korkmamalıyız.

Eleştiri futbolun doğasında var. Daha iyi bir Muşspor için hataları konuşacağız, eksikleri söyleyeceğiz. Ancak unutulmamalıdır ki; eleştirimiz yıkmak için değil, bu dev çınarı daha sağlam temellere oturtmak içindir. Bu yazı eleştiri yazma yazısı değil... Siyaset üstü bir anlayışla, iş insanımızdan esnafımıza, bürokratımızdan öğrencimize kadar herkesin bu armaya sahip çıkması gerekiyor.

Dışarıda ayaz olabilir, sahanın zemini buz tutabilir; ama Muşspor’un arkasındaki bu kenetlenme ruhu olduğu sürece o stat her zaman ısınacaktır. Sayın Valimizin gösterdiği o sahiplenici tavrın, tüm şehre örnek olmasını diliyorum.

Çünkü biz birlikte güçlüyüz, biz Muşspor'uz!

Sadece kendi sahamızda değil, deplasmanlarda da tarih yazıyoruz. Ankara’da oynanan müsabaka öncesi ve sırasındaki o muazzam organizasyon, bir kulübün ne kadar büyük bir camiaya dönüştüğünün ispatıydı. Başkentteki hemşehrilerimizin sıcak karşılaması, komşu şehirlerden otobüslerle Ankara’ya akan binlerce taraftarımızın yarattığı o atmosfer, sanki maçı Muş Şehir Stadı’nda oynuyormuşuz hissi verdi. Bu lojistik güç ve taraftar sadakati, Muşspor’un sınırları aşan bir sevda olduğunun en net kanıtıdır.

Bu coşku, sahada oyuncularımızın performansıyla birleşince ortaya tam bir futbol resitali çıktı. Oyuncularımızın taktik disiplinden kopmadan, her ikili mücadeleye "canını dişine takarak" girmesi, galibiyete olan inancın sahadaki yansımasıydı. Takım savunmasından hücum hattındaki bitiriciliğe kadar her bir oyuncunun bu armaya olan sadakati, taraftarın Ankara yollarındaki yorgunluğunu bir anda unutturuverdi.

Ankara’daki o görkemli karşılamadan Muş’un dondurucu ayazındaki o sarsılmaz tribün desteğine kadar her şey tek bir şeyi işaret ediyor: O sene, bu sene! Sayın Valimizin ve cefakâr taraftarımızın bu sahiplenici tavrı sürdüğü müddetçe, bu takımın bileğini kimse bükemeyecektir.

Çünkü biz birlikte güçlüyüz, biz Muşspor'uz!

Ankara Demirspor Maçının teknik analizine baktığımızda, Muşspor’un sahada tam bir "hedef takım" gibi oynadığını gördük. Ankara Demirspor gibi zorlu bir rakibe karşı alınan 3-1’lik galibiyet, sadece bir skor değil; üst üste gelen 6. galibiyetin ve zirve yürüyüşünün ilanı idi...

Oyuncu Katkısı: Sahadaki her bir oyuncu, taktik disiplinden kopmadan, sanki her pozisyon şampiyonluğu belirleyecekmiş gibi mücadele etti.

Üstün Performans: Orta sahadaki dinamizm, kanatların hızı ve forvet hattının bitiriciliği bu maçın kilit noktalarıydı. Oyuncuların bu hırsı, Ankara yollarındaki yorgun taraftarımıza en güzel hediye oldu.

Hafta içi mesaisinde konuk edeceğimiz Kırklarelispor, ligin dirençli ve sürprize açık ekiplerinden biri. Ancak Muşspor’un son haftalarda yakaladığı "kazanma alışkanlığı" ve Ankara deplasmanındaki 3-1'lik net galibiyetle pekişen özgüveni, bu maçın mutlak favorisi olduğumuzu gösteriyor.

Kırklareli karşısında en büyük kozumuz yine orta sahadaki baskın oyunumuz ve taraftarımızın dondurucu soğuğa rağmen tribünleri dolduracak olması olacak. Erken bir gol bulmak, rakibin defansif direncini kırarak oyunu tamamen kontrolümüze almamızı sağlayacaktır. Oyuncularımızın yorgunluk emaresi göstermeden, aynı disiplinle sahaya çıkması 3 puanın anahtarıdır.

2026 yılı, Muşspor için sadece bir "yarışma" yılı değil, bir "statü atlama" yılıdır. TFF'nin bu sezon uygulamaya koyduğu yeni statü ile 2. Lig'den 1. Lig'e yükselecek takım sayısının 4'e çıkarılması (2 doğrudan, 2 Play-off), bizim gibi iddialı takımlar için büyük bir şans...

Kısa Vadeli Hedef: Kırklareli maçını kayıpsız geçerek galibiyet serisini sürdürmek ve gruptaki ilk iki iddiamızı perçinlemek.

Orta Vadeli Hedef: Nisan ayında sona erecek normal sezonu doğrudan şampiyon olarak bitirmek. Play-off stresine girmeden adımızı 1. Lig'e yazdırmak, bu şehrin 42 yıllık profesyonel lig hasretine en yakışan son olacaktır.

Vizyon: Sayın Valimizin ve yönetimimizin oluşturduğu bu güçlü birliktelik, Muşspor'u sadece bölgenin değil, Türkiye'nin örnek kulüplerinden biri haline getirmeyi hedefliyor. Tesisleşme ve altyapı projeleriyle desteklenen bu sportif başarı, kalıcı bir futbol kültürü yaratacaktır.

Ankara Demirspor galibiyeti bir kıvılcımdı; 28 Ocak’taki Kırklareli maçı ise bu meşaleyi tüm Türkiye’nin göreceği şekilde parlatma fırsatıdır. Dondurucu soğuğa inat, içimizdeki 1. Lig ateşiyle sahada olacağız. Unutmayın;

‘’Muş Ovası’nda lale açtığında, inşallah Muşspor da bir üst ligde olacak!"