HABER49- HÜDA PAR Muş İl Başkanı Mehmet Şirin Çağlayan, partisinin hazırladığı “Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi” raporunu kamuoyuna açıkladı. Raporda, Kürt meselesinin silahlı çatışmalardan bağımsız bir hak ve adalet sorunu olduğu vurgulanırken, çözüm için “Malazgirt Ruhu” referans gösterildi.
HÜDA PAR Muş İl Başkanı Mehmet Şirin Çağlayan, partisinin “Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” tarafından hazırlanan kapsamlı Kürt meselesi raporunun detaylarını paylaştı. Çağlayan, Türkler ve Kürtlerin bin yıllık birlikteliğine dikkat çekerek, ortak geleceğin adalet temelinde inşa edilmesi gerektiğini savundu.
"SİLAH BIRAKMA BEKLENMEDEN HAKLAR İADE EDİLMELİ"
Raporda, Türkiye’nin önündeki en büyük engellerden birinin "silahlı çatışma" ile "hak eksenli Kürt meselesinin" birbirine karıştırılması olduğu belirtildi. Çağlayan, bu iki konunun birbirinden ayrılması gerektiğini ifade ederek şu değerlendirmede bulundu: “PKK silah bıraksa da bırakmasa da Kürt halkının gasp edilen hakları iade edilmelidir. Dil ve kimlik önündeki engellerin kaldırılması bir lütuf değil, bir adalet meselesidir. Meseleyi asayiş ve terör parantezine hapsetmek, kalıcı çözümün önündeki en büyük engeldir.”
MALAZGİRT RUHU VE KARDEŞLİK HUKUKU
HÜDA PAR’ın çözüm modelinde "Malazgirt Ruhu"nun temel referans alındığını kaydeden Çağlayan, İslam kardeşliğinin önemine vurgu yaptı. Çağlayan, “Türkler ve Kürtler Malazgirt’ten Çanakkale’ye kadar ortak bir kader bilinciyle hareket etmiştir. Önümüzdeki yüzyılı inşa edecek olan yine bu kardeşlik ruhudur” dedi.
YENİ ANAYASA VE ANADİLDE EĞİTİM ÇAĞRISI
Mevcut 1982 Anayasası’nın "vesayetçi ve tek tipçi" yapısının terk edilmesi gerektiğini savunan raporda, şu somut çözüm önerileri öne çıktı:
Vatandaşlık Tanımı: Anayasa’nın 66. maddesindeki etnik vurgu değiştirilmeli, eşit vatandaşlık esas alınmalıdır.
Anadilde Eğitim: Anayasa’nın 42. maddesi değiştirilerek Kürtçenin eğitim dili olmasının önü açılmalıdır.
Yerel Yönetimler: Kayyım uygulamalarına son verilmeli ve yerel yönetimler güçlendirilmelidir.
GEÇMİŞLE YÜZLEŞME VE TOPLUMSAL ONARIM
HÜDA PAR’ın raporunda toplumsal barış için "geçmişle yüzleşme" başlığı altında çarpıcı talepler yer aldı. Şeyh Said, Said-i Nursi ve Seyyid Rıza gibi isimlerin mezar yerlerinin açıklanması istenirken; geçmişteki ayrımcı uygulamalar için devletin resmen özür dilemesi gerektiği belirtildi. Faili meçhul cinayetlerin üzerine ciddiyetle gidilmesi de "toplumsal onarım"ın şartı olarak sunuldu.
EKONOMİK VE KÜLTÜREL AÇILIMLAR
Raporun son bölümünde ise bölge ekonomisine yönelik pozitif ayrımcılık, medreselere resmi statü tanınması ve komşu ülkelerdeki akrabalık bağlarını güçlendirecek sınır kolaylıkları gibi öneriler yer aldı.
Çağlayan, raporun temel amacının toplumsal barışı kalıcı hale getirmek ve Türk-Kürt kardeşliğini adalet ekseninde yeniden tahkim etmek olduğunu belirterek açıklamasını tamamladı.




