Ekonomi

Fed Politikaları İçin Kritik Hafta: Piyasalar İstihdam Verisini Bekliyor

Küresel piyasalarda, Orta Doğu'daki gerilimlerin nihai olarak sonlanacağına yönelik beklentilerin ötelenmesiyle karışık bir seyir öne çıkarken, gözler gelecek hafta açıklanacak tarım dışı istihdam verilerine çevrildi.

Abone Ol

HABER49- Küresel piyasalarda, Orta Doğu'daki gerilimlerin nihai olarak sonlanacağına yönelik beklentilerin ötelenmesiyle karışık bir seyir öne çıkarken, gözler gelecek hafta açıklanacak tarım dışı istihdam verilerine çevrildi.

Orta Doğu'da süren jeopolitik riskler, küresel piyasalarda odak noktası olmayı geçen hafta da sürdürdü.

ABD ve İran tarafından savaşın seyrine ilişkin gelen çelişkili mesajlar, piyasalarda risk algısının yüksek kalmasına neden oldu.

Gelişmelere ilişkin olumlu ve olumsuz haberler piyasalarda dalgalanmaları beraberinde getirirken, petrol fiyatlarındaki artışın devam etmesi, küresel çapta enflasyon endişelerinin sürmesine yol açtı.

Piyasa fiyatlamalarında ABD Merkez Bankası (Fed) başta olmak üzere önemli merkez bankalarının faiz patikalarına dair son bir aydaki belirgin değişimler göze çarptı. Söz konusu bankalara yönelik daha önceki "güvercin" beklentiler, yerini "şahin" öngörülere bıraktı.

Taraflardan gelen açıklamalar takip edilirken, ABD Başkanı Donald Trump, "İran'ın elektrik santrallerini hedef alma" kararını 6 Nisan'a kadar durdurduğunu ve müzakerelerin "çok iyi gittiğini" belirtmişti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da İran'a yönelik askeri operasyonlarının "aylar değil, birkaç hafta içinde” sona ermesinin beklendiğini ve Washington'un hedeflerine "kara birliklerine ihtiyaç olmadan" ulaşabileceğini söyledi.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, enerji fiyatlarını düşürmek için çok fazla "yalan haber" yayıldığını ve piyasanın artık buna "duyarsız" hale geldiğini öne sürerek, gerçek fiyatların er ya da geç ortaya çıkacağını belirtti.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin sürdüğünü ifade ederek, Trump'ın tercihinin her zaman barış olduğunu, ancak İran'ın, askeri açıdan mağlup oldukları gerçeğini kabul etmezse, Trump'ın onların şimdiye kadar hiç olmadığı kadar sert şekilde vurulduklarından emin olacağını söyledi.

Bu arada Leavitt, Başkan Trump'ın ertelenen Çin ziyaretini 14-15 Mayıs'ta yapacağını belirtti. Beyaz Saray Sözcüsü, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in bu yıl içerisinde ilerleyen aylarda Washington'a bir ziyaret gerçekleştireceğini bildirdi.

Fed yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, 2026 sonuna kadar faiz oranlarının düşebileceği konusunda iyimser olduğunu, ancak enflasyonun yüzde 2 hedefine doğru gittiğine dair kanıt görmesi gerektiğini söyledi. Goolsbee, Orta Doğu'daki gelişmelerin Fed'in planına engel olduğuna işaret etti.

Fed Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Miran da Fed'in savaşa ilişkin kısa vadeli değerlendirmelere dayanarak politika belirlememesi gerektiğini kaydetti. Miran, para politikası görünümünü değiştirmeden önce tüm bilgileri beklemeleri gerektiğinin altını çizerek, Fed'in geleneksel olarak petrol şoklarını göz ardı ettiğini belirtti.

Fed Başkan Yardımcısı Michael Barr, Orta Doğu'daki çatışmaların yarattığı riskler nedeniyle Fed'in faiz oranlarını bir süre daha sabit tutması gerekebileceğini belirtti.

Makroekonomik veri tarafında, ABD'de imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) martta 52,4'e yükselirken, hizmet sektörü ve bileşik PMI verileri sırasıyla 51,1 ve 51,4'e gerileyerek 11 ayın en düşük seviyesine indi ve iş faaliyetlerindeki büyümenin yavaşladığının sinyalini verdi.

Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson, yüksek enerji fiyatlarını yakından takip ettiğini belirterek, mevcut fiyatların enflasyonu kötüleştirebileceğini, aynı zamanda fiyat istikrarı ve tam istihdam göreviyle yükümlü bir merkez bankası için zorlu bir durum yaratacağını kaydetti. Jefferson, tüketici ve işletme harcamalarında da yavaşlama görülebileceğini belirtti.

ABD'de ithalat fiyat endeksi şubatta aylık bazda yüzde 1,3 ile Mart 2022'den, ihracat fiyat endeksi de yüzde 1,5 ile Mayıs 2022'den bu yana en yüksek artışlarını kaydetti.

Ülkede cari işlemler açığı ise 2025'in dördüncü çeyreğinde yüzde 20,2 azalışla 190,7 milyar dolara indi ve 2021'in ilk çeyreğinden bu yana en düşük seviyesine geriledi.

ABD'de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı, 21 Mart ile biten haftada 210 bine çıkmasına karşın beklentilerin biraz altında gerçekleşti.

Öte yandan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Orta Doğu'daki gerilimin enerji fiyatlarında artışa yol açması ve tedarik zincirlerini aksatması nedeniyle 2026 için yüzde 2,9 olarak açıkladığı büyüme tahminini korudu. Ancak bu tahmin küresel ekonominin 2025'teki yüzde 3,3 büyümesine göre önemli ölçüde düşüş anlamına geliyor. OECD, 2027'ye yönelik öngörüsünü ise yüzde 0,1 aşağı yönlü revize ederek yüzde 3'e çekti.

Gelecek hafta ABD'de açıklanacak tarım dışı istihdam verisi de Fed'in gelecek dönemdeki politikalarına dair sinyal vermesi açısından yakından izlenecek.

Analistler, para piyasalarında Fed'in gelecek 4 toplantıda büyük ihtimalle politika faizini sabit bırakacağının öngörüldüğünü, bankanın ekim ve aralık toplantılarında ise faiz oranlarını artırabileceğine yönelik tahminlerin güç kazandığını söyledi.

ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi 8 ayın en yüksek seviyesini gördü
Devam eden enflasyon endişeleri ve Fed'in yıl genelinde şahin duruşunu koruyacağına ilişkin beklentiler, tahvil piyasalarında satış baskısının sürmesine neden oluyor.

ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, yüzde 4,45'e kadar çıkarak yaklaşık son 8 ayın en yüksek seviyesini gördü.

Analistler, tahvil faizleri ile tahvil fiyatlarının ters yönde hareket ettiğini hatırlatarak, yükselen tahvil faizinin aslında "tahvilin fiyatının düşmesi ve tahvil satışlarının arttığı" anlamına geldiğini bildirdi.

Petrol piyasası çatışmaların az da olsa yatışmasıyla bir miktar rahatlasa da risklerin tamamen ortadan kalkmaması aşağı yönlü fiyat hareketlerini sınırlıyor. Brent petrolün varil fiyatı haftayı yüzde 1,4 düşüşle 106,4 dolara geriledi.

Altının onsu da haftayı yatay seyirle 4 bin 494 dolardan tamamlarken, dolar endeksi yüzde 0,5 artışla 100,2 seviyesine çıktı.

Enerji kaynaklı enflasyon artışının ekonomik büyümeyi sekteye uğratacağı ve bu durumun ABD Merkez Bankasının Fed'in daha şahin para politikalar uygulayacağına yol açacağı yönündeki endişeler altın fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Merkez bankalarının rezervlerinden altın sattığına dair haberler de altın fiyatlarındaki düşüşte etkili oldu.

ABD dolarının avro, İsviçre frangı, Japon yeni, Kanada doları, İngiliz sterlini ve İsveç kronu karşısındaki değerini ölçmek için kullanılan dolar endeksi, Orta Doğu'da süregelen jeopolitik gerginliklerin enerji arzına ilişkin endişeleri artırması ve bu durumun enflasyon riskleriyle beraber merkez bankalarının politika adımlarında daha temkinli davranabileceği beklentilerini artırmasıyla gücünü korumaya devam ediyor.

Bu gelişmelerle, New York borsasında geçen hafta negatif bir seyir öne çıktı. Haftalık bazda New York borsasında S&P 500 yüzde 2,12, Nasdaq endeksi yüzde 3,23 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,90 düştü.

Gelecek hafta pazartesi Dallas Fed imalat aktivite endeksi ve Fed Başkanı Jerome Powell'ın konuşması, salı tüketici güven endeksi, çarşamba ADP özel sektör istihdamı, imalat sanayi ve ISM imalat sanayi PMI, perşembe dış ticaret dengesi, haftalık işsizlik maaşı başvuruları, cuma tarım dışı istihdam hizmet sektörü PMI takip edilecek.

Avrupa borsaları Almanya hariç pozitif seyretti
Avrupa borsalarında İran'a yönelik saldırıların sona erebileceğine dair iyimser açıklamalarla Almanya hariç alış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde'ın açıklamaları yakından takip edildi.

Lagarde, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ve Tahran'ın misillemelerinin yol açtığı enerji şoku karşısında Avro Bölgesi ekonomisinin kritik bir sınavdan geçtiğini belirterek, bankanın orta vadeli yüzde 2 enflasyon hedefinden sapmalara karşı son derece duyarlı olacağını ifade etti.

Enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki etkilerine değinen Lagarde, "Eğer bu şok, hedefimizde büyük ve kalıcı bir aşım riskine yol açarsa, para politikasında bir ayarlama yapılması meşru hale gelebilir. Belirsizliğin arttığı bir dünyada, risklere ve senaryolara odaklanan kademeli eylem planlarımız mevcuttur." diye konuştu.

Para piyasalarında geçen ay, ECB'nin yıl sonuna kadar bir faiz indirimine gidebileceği fiyatlanırken, bu beklentiler tersine dönerek bankanın yıl genelinde toplamda 3 faiz artışı yapabileceği yönünde şekillendi. Öte yandan, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, yüksek enerji fiyatları ve jeopolitik risklerin Avrupa ekonomisi üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti.

AB Komisyonunun Enerjiden Sorumlu Üyesi Dan Jorgensen de ithal fosil yakıtlardaki fiyat artışlarına karşı hedefli ve geçici önlemler alınması gerektiğini bildirdi. Bölgede açıklanan verilere göre İngiltere'de yıllık enflasyon şubatta beklentilere paralel yüzde 3 olarak gerçekleşti.

Bölge genelinde enerji arzına ilişkin gelişmelere duyarlılık yüksek seviyede devam ediyor.

Artan enflasyon endişeleri bölge tahvil piyasalarında yukarı yönlü baskı yaratmaya devam ediyor.

Almanya’nın 10 yıllık tahvil faizi Temmuz 2011'den bu yana ilk kez yüzde 3'ün üzerine çıkarken, İspanya'nın 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 3,58 ile Kasım 2023’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. Fransa'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,75 ile Nisan 2011'den bu yana en yüksek seviyesine ulaşırken, İngiltere'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5'e yaklaşarak Temmuz 2008'den bu yana en yüksek seviyeyi test etti.

Bölgede enerji arzına yönelik gelişmeler yakından izlenirken, Avrupa Birliği (AB), Orta Doğu'daki gelişmelerin tetiklediği enerji fiyatlarındaki artış ve üye ülkeler arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle Rusya'dan petrol ithalatını kalıcı olarak yasaklamayı öngören yasa teklifini erteledi.

Öte yandan, Avrupa Parlamentosu (AP) üyeleri, AB ile ABD arasındaki ticaret anlaşmasının onay sürecinde ilerleme kaydetti. Brüksel'de gerçekleştirilen AP Genel Kurul oturumunda ABD ile AB arasında geçen yıl uzlaşılan ticaret anlaşması görüşüldü.

AP üyeleri, AB-ABD arasında varılan Turnberry ticaret anlaşmasının tarife hükümlerini hayata geçirmeyi amaçlayan yasa teklifleri konusunda AB üyesi ülkelerle yapılacak müzakerelerdeki ortak pozisyonlarını oy çokluğuyla kabul etti.

Buna göre, ABD'den AB'ye ithal edilen sanayi ve tarım ürünlerinin büyük kısmında tarifeler kaldırılacak. Diğer taraftan, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın dünyadaki herkes için "son derece ağır sonuçları" bulunduğunu belirterek, "Bu savaştan çıkışa ihtiyacımız var, daha da tırmandırmamalıyız." dedi.

Makroekonomik veri tarafında Avro Bölgesi'nde şubatta 51,9 olan bileşik Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), martta 50,5'e gerileyerek son 10 ayın en düşük seviyesini gördü. Bu dönemde hizmet sektörü PMI ise 51,9'dan 50,1'e indi.

Söz konusu gelişmelerle geçen hafta İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,49, İtalya'da MIB 30 endeksi yüzde 1,25, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,47 yükselirken, Almanya'da DAX endeksi yüzde 0,35 düştü.

Gelecek hafta pazartesi, Almanya'da enflasyon, Avro Bölgesinde tüketici güven endeksi, salı İngiltere'de büyüme, Almanya'da işsizlik oranı, Avro Bölgesinde enflasyon, çarşamba Avro Bölgesinde, Almanya'da ve İngiltere'de imalat sanayi PMI, Avro Bölgesinde işsizlik oranı, takip edilecek.

Asya borsaları satış ağırlıklı seyretti
Asya tarafında da Orta Doğu'daki gelişmeleri takiben satış ağırlıklı bir seyir izlendi. Çin'deki veriler ülkede üretici tarafında fiyat baskısının zayıfladığına işaret ederek, yatırım iştahının sınırlı da olsa artırabileceğine yönelik beklentileri artırdı.

Bölgede açıklanan verilere göre, Çin'de sanayi karları ocak ve şubat aylarında yüzde 15,2 artarak geçen yılın aynı dönemine göre belirgin şekilde pozitif ivmelendi. Söz konusu veri, Çin piyasalarında "deflasyon sarmalı" korkusunu bir miktar törpüledi.

Çin başta olmak üzere enerji ithalatçısı bölge ekonomilerinde petrol fiyatlarındaki yükselişin daha belirgin hissedileceğine ilişkin endişeler artarken, bu durumun büyüme görünümü üzerinde aşağı yönlü riskleri artırabileceği değerlendiriliyor.

Japonya'da halihazırdaki enflasyon risklerine ek olarak, enerji maliyetleri kaynaklı yeni bir fiyat artışı dalgasıyla karşılaşılabileceği ihtimallerinin artması, Japonya Merkez Bankasının (BoJ) sıkılaşma adımı atabileceğine yönelik beklentileri güçlendirdi.

Analistler, Japonya ve Güney Kore borsalarının bölgede mevcut durumdan en olumsuz etkilenen piyasalar olduğunu belirterek, bunun iki ülkenin küresel enerji arzındaki yavaşlamalara karşı diğerlerine göre daha savunmasız olarak görülmesine yol açtığını kaydetti.

Japonya'da enflasyon yıllık bazda 1,3 ile beklentilerin altında gerçekleşti. Ülkede çekirdek enflasyonda Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) yıllık yüzde 2 olan hedefinin altına düştü.

Buna ek olarak Japonya'da imalat sanayi PMI 51,4, hizmet sektörü PMI 52,8 ve bileşik PMI 52,5 ile önceki aya göre yavaşlama gösterdi. Japonya'da ekonomik faaliyetlerdeki gelecek yönlü eğilimi ölçmek için kullanılan öncü endeks, ocakta 112,1 oldu.

Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verilerinin beklenenden daha fazla hızlanmasıyla, Japonya Merkez Bankasının (BoJ) sıkılaşma yönünde adım atabileceği ihtimallerini yeniden gündeme taşıdı.

BoJ'a yönelik sıkılaşma ihtimallerinin artmasıyla Japonya'nın 5,10 ve 20 yıllık tahvillerinin getirisi yükseldi. Japonya'nın 5 yıllık tahvil faizi yüzde 1,74'e çıkarak 1997'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Ülkenin 10 yıllık tahvil getiri yüzde 2,27'ye, 20 yıllık tahvil faizi de yüzde 3,11'e çıktı.

Söz konusu gelişmelerle haftalık bazda, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde -5,92, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,29, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,10 gerilerken, Japonya'da Nikkei 225 endeksi yatay seyretti.

Gelecek hafta salı Japonya'da Tokyo TÜFE, işsizlik oranı, sanayi üretimi, Çin'de imalat sanayi ve hizmet sektörü PMI, cuma Çin'de hizmet sektörü PMI takip edilecek.

Yurt içinde enflasyon takip edilecek
Yurt içinde geçen hafta satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 2,68 düşüşle 12.698,19 puandan kapandı.

Dolar/TL, haftayı önceki haftalık kapanışın yüzde 0,4 üzerinde 44,4564'ten tamamladı.

Gelecek hafta pazartesi ekonomik güven endeksi, salı işsizlik oranı, dış ticaret dengesi, çarşamba imalat sanayi PMI, cuma enflasyon takip edilecek.