Bu İçeriği Paylaş
22 Şubat 2017 Çarşamba

"BATI" mı? "KENDİMİZ" mi?

Yazar: 
Özlem Şahin 

Yazar Hakkında: 


"Bilgi, irfan, tefekkür, akıl, ruh, inşa ve İslâm" dedik buna binaen hakkını vermeye ve yazmaya koyulduk Evet, her şeyden önce tefekkür etmek gerekir. Neyin ne olduğu ve ne olması gerektiği konusunda bir hayli düşünmek ve ardından anlamak yani irfan sahibi olmak gerekir. Neyden mi söz ediyorum? Özümüzden, değerlerimizden, bizi biz yapan değerlerimizden söz ediyorum. Yitirdik mi onları? Ne yazık ki istemeyerek "evet" kelimesini sarf ediyorum. Değerlerin yitirilmemesi üzerine ve bu yitirilmeye sebebiyet gösterilen başat mevzular üzerinden düşünmemiz ve bilhassa kafa yormamız gerekir. Ne olduk? Nereye gidiyoruz? Diyebilmeliyiz. O güzelim Osmanlı'dan kalan değerlerimizi dahi yitirmiş durumdayız. Ne vardı o dönemde, neler yaşanıyordu, hangi değerlere sahip idiler? Ne yazık ki bunları yaşayarak, bize yaşatarak değil de kitapları okuyarak öğrenir olduk. Neden çocuklarımıza anlatılmıyor? O dönemde pencere önünde bulunan bir sarıçiçeğin ve kırmızı çiçeğin, hatta evlerin kapısında mevcut olan iki tokmağın dahi bir anlamı ve değeri bulunmaktaydı. Ecdadımızın bize bıraktığı emanetlere sahip çıkıyor muyuz? Sonraki nesillere köprü olma mesuliyetimiz ne olacak peki? Kadirbilmezliğin yalnızlığına terkedildik diyebilirim. Batının kıskacı olmuş durumdayız ne yazık ki. Her şeyi batıdan umar olduk.
Yabancı, janjanlı koleksiyoncular her köşeyi bir güzel süslemekte ve buna aldanmaktayız. Biz hiç "kendimiz" olmadık.
Hep bir karmaşa, hep bir tutkunluk, hep bir dayatma hakim oldu. Buna ne hacet!
Bir "modernizmdir" aldı başını gidiyor. Modernite aslında bir hayat, bir zihniyet demek. Maalesef yeni bir kavramı hayatımıza yer edinmiş oluyoruz. Moderniteye niçin talibiz? Buna çok mu ihtiyacımız var? Moderniteye ayak uyduralım derken nelerden vazgeçtik? Neler değişti? Hangi değerleri unutur olduk?
Hep soru hep soru..
Düşünme vakti...
Peki modern dönem ne demek? Batı kültürünün yerküreye hakimiyet sağlaması demek değil mi?
Evet öyle...
Yani Batı kültürünün zihin yapısını benimsemek demek, bu dünyayı ve insanı Batı'nın öngördüğü pencereden algılamak demektir.
Bize düşen onlara imrenmek mi?
Halbu ki Batı, bir buhran devresi yaşıyor. Ruhunu arayan batı konumuna gelmiş durumda.
Biz neredeyiz? Oysa;
Her şey doğudan gelir, her şey...
Adem Peygamber doğuda bir yere ayağını bastı.
Nuh Peygamber gemisini orada bir noktaya oturttu.
Hz. İbrahim ateşi gül bahçesine çevirdi.
Hz. İsa ölüleri diriltirken batı istikametinden doğuda üfledi.
Demem o ki;
o güzelim değerimizin farkında olmak, unutmamak, ileriye taşımak, anlatmak, duyurmak gerekir. Feraset sahibi olmak gerekir.
Değerleri iyi izah etmeye çalışmak gerekir. Yanlış öğretilmiş kabulleri bir yana bırakmak ve değerleri gerçekler ışığında açıklamayı misyon edinmek gerekir.
 
VESSELAM...
 
 
 
 

 
* Bu işlemi gerçekleştirebilmek için Üye Girişi yapmanız gerekli!
Yorum Yazın
Günün Diger Manşetleri
Sena öğretmen Umut'a umut oluyor! Sena öğretmen Umut'a umut oluyor!.. Merkeze bağlı Nadaslık köyünde yaşayan 7 yaşındaki bedensel engelli Umut Yılmaz,..
0 yorum Gündem - 17.11.2017
Köy Köy Dolaşıp Kız Çocuklarını Okullu yaptılar Köy Köy Dolaşıp Kız Çocuklarını Oku.. Korkut ilçesinde kız çocuklarını eğitime kazandırmak için girişimlerde bulunan b..
0 yorum Eğitim - 17.11.2017
Hem Vatani görevlerini yapıyorlar hem de Aşçılık kursu alıyorlar Hem Vatani görevlerini yapıyorlar h.. Korkut ilçesinde açılan aşçılık kursuna katılan askerler, aşçılık mesleğinin püf..
0 yorum Gündem - 17.11.2017