Bu İçeriği Paylaş
15 Mart 2016 Salı

IRKÇILIK ÜZERİNE

Yazar: 
Maksut AYDIN 

Yazar Hakkında: 


Dünyanın üzerinde birden fazla ırkın bulunması, birbirilerini tanımaları ve sosyal hayata ait olan ilişkilerini bilip ihtiyaçlarını tamamlamaları açısından büyük bir faydası bulunur. Dünya üzerinde çeşit çeşit ırklarının olmasındaki bu faydaları şöyle somutlaştırmamız mümkündür; bilindiği gibi bir ordu kolordulara, tümenlere, tugaylara, alaylara, taburlara, bölüklere, takımlara ve mangalara ayrılır. Ta ki her askerin ayrı ayrı ve birçok ilişkileri ve o ilişkilere göre görevleri tanınsın ve bilinsin. O ordunun farklı fertleri yardımlaşarak devleti için gerçek bir vazifeyi yerine getirirler. Ancak böyle güçlü ve toplu bir ordu kurulabilir. Yoksa ordunun böyle kısımlara ayrılması, bir bölüğün diğer bölüğe karşı rekabet etmesi veya bir taburun diğer tabura düşmanlık etmesi için değildir.
Aynen öylede dünyada farklı toplum ve ırkların olması birbirilerini tanımaları için ve birbirilerinin sosyal ihtiyaçlarını karşılamaları içindir. Bu durum dünya açısından büyük bir faydadır. Yoksa ırkların birden çok olması birbirileriyle savaşmaları için değildir. Maalesef dünyanın üzerinde birden fazla ırkın bulunması durumunu bazı güçler kötüye kullanmışlardır. Özellikle 18-19. Yüzyıllarda başlayan milliyetçilik akımları çok ileriye gidip büyük katliamlara yol açmıştır. Bundan sonra menfi milliyetçilik bunu kullanmak isteyen güçlerin oyuncağı haline gelmiştir. İşte bu yüzden milliyetçilik kavramının iyi bilinmesinde büyük bir fayda vardır.
Milliyetçilik ikiye ayrılır; birincisi ırkçılıktan ibaret olan menfi milliyetçiliktir. Bu tür milliyetçilik zararlıdır. Başkasını yutmakla beslenip kuvvet alır. Diğer milletlere düşmanlık ederek hayatını devam etmeye çalışır. Böylesine bir milliyetçilik ihtilafa ve karışıklığa sebep olur. İkinci milliyetçilik türü ise müspet milliyetçiliktir. Bunda ise doğduğu yeri, vatanını ve milletini ırkçılığa girmeden sevmesi ve ona faydalı olmaya çalışmasıdır. Bu milliyetçilik türü ise bütüncül ve barışçıldır.
İnsanlık, tarihte ırkçılıktan dolayı pek çok zararlar görmüştür. Mesela Emevi devleti ırkçılık fikrini siyasetlerine karıştırdıklarından hem İslam âlemini hem de kendileri çok zarar gördüler. Bilhassa 19. Asırdan itibaren Avrupa’daki milletler ırkçılık fikrini çok ileri sürdüklerinden Fransa ve Almanya’nın çok zararlı daimi düşmanlıklarını netice vermekle beraber, birinci dünya savaşındaki korkunç hadiseler dahi menfi milliyetçiliğin insanlara ne kadar zararlı olduğunu gösterdi. Menfi milliyetçiliğin böyle dessas ve aldatıcı bir silah olduğunu gören bazı sömürücü güçler bu silahı kullanmaya başladılar. Özellikle bin seneden beri Ortadoğu’yu mağlup edemeyen sömürücü güçler ırkçılık nifaklarını kullanıp oradaki halkları birbirine düşürmüşlerdir. Şu anda bunun yaşanan birçok örnekleri vardır.
Sudandaki kabileler ve umum Afrika’daki kabile ve devletler, Filistin’deki gruplar, ıraktaki ırklar ve mezhepler, Afganistan’daki hizipler, zalim güçler hile ve aldatmakla bu grupları ve milletlerin hepsini birbirine düşürerek aralarındaki katliamlara sebep oluyorlar.
Nasıl ki aç bir canavarı sevmek onun merhametini kazandırmadığı gibi; belki onun iştahını açar. İştahı açılan canavarda onun iştahını açan kişiyi parçalar ve yer. Sonrada dişlerinin ve tırnaklarının kirasını istemesi gibi Ortadoğu’yu parçalayıp yiyen sömürücü güçlerde tıpkı o canavar gibi dişlerinin ve tırnakların kirası olarak da o ülkenin zenginliklerine el koyuyorlar. Tıpkı George Orwell’ın dediği gibi: “savaş barıştır” “cahillik özgürlüktür” derler. Kavramları değiştirip yaptıklarını meşrulaştırmaya çalışırlar. Yaptıkları savaşlarda istila ettikleri ülkelerin dünya barışını tehdit eden nükleer silahlara sahip olduğunu, amaçlarında o silahları imha edip dünya barışını sağlamak olduğunu söylerler. Ülkeye girdikleri zaman da silahları bulamadık derler. Esasen olmayan bir şey bulunamaz zaten ve kendilerindeki nükleer silahlar da ne hikmetse dünya barışını tehdit etmiyor. Menfi milliyetçiliği yaydıkları yerlerde karışıklık çıkartarak oraya barışı getirmek için operasyon düzenliyorlar. İşte tamda burada insan düşünmeden edemiyor acaba savaş barış mıydı? Sömürücü güçlerin bu oyununda bizim için oluşturulmuş bir dünya ve dünyada oynayacağımız bir rol belirlemişler ve bize özgürlük cahilliktir derler. Tıpkı Truman Show’daki gibi o kapıyı açıp o kapının ardına geçmemiz dileğiyle…
 
 

 
* Bu işlemi gerçekleştirebilmek için Üye Girişi yapmanız gerekli!
Yorum Yazın
 
İlgili diğer içerikler
Günün Diger Manşetleri
3. Ordu Komutanı’ndan Vali Yıldırım’a ziyaret 3. Ordu Komutanı’ndan Vali Yıldırım.. 3. Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Serdar Savaş, Vali Aziz Yıldırım’ı ziyaret ett..
0 yorum Gündem - 22.09.2017
Polis denetimlerini sıklaştırdı Polis denetimlerini sıklaştırdı.. Muş Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler, 2017-2018 eğitim öğretim yılının başlamas..
0 yorum Gündem - 22.09.2017
Metruk binalar yıktırılıyor Metruk binalar yıktırılıyor.. Muş Belediyesi, il genelinde vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit eden ku..
0 yorum Gündem - 22.09.2017