Bu İçeriği Paylaş
14 Temmuz 2017 Cuma

CHP Adaletinin Dünü

Yazar: 
Şamil Kök 

Yazar Hakkında: 


Cumhuriyet Halk Partisi "sözde" adaletsizliğe dikkat çekmek için yürüyüş başlatacağını ve Ankara’dan İstanbul’a Adalet için yürüyeceğini açıkladığında Gezi Parkında meselenin “ağaç” olmadığı gibi yine burada da meselenin “adalet” olmadığını anlamak Türk Siyasi Tarihini biraz da olsa bilen biri için zor değildi. Yürüyüşün geldiği noktayı ve yürüyüşe destek verenleri gördükçe söylediğimizin ne kadar doğru olduğunu görüyoruz. Bu nedenle siyasi tarihimizden birkaç olayı hatırlatmamız gerektiğini düşünüyor ve yürüyüşü bunlarla birlikte değerlendirmemizin de faydalı olacağına inanıyorum. Çünkü bu ülkede adalet isteyecek ve adaletsizlikten şikayet edebilecek son parti Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Kemal Kılıçdaroğlu’nun adalet yürüyüşü başlatacağını açıkladığında birazdan bahsedeceğim birkaç hadiseyi okuyan, şahit olan veya şahitlerinden dinleyenlerde inanıyorum ki benimle aynı düşünceleri paylaşmışlardır.
Peki, neden bu ülkede adaletsizlikten şikayet edebilecek son parti CHP'dir? Çünkü CHP tarih boyunca gücü elinde bulundurduğu müddetçe adaletsizliğin sınırlarını zorlamış, adaletsizlikle hükmetmiş ve adil olan hiçbir yarışı kazanamamış bir partinin adıdır. Cumhuriyet Halk Partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu adalet dediğinde aklıma gelen birkaç hadiseyi sizlerle paylaşmak ve sözde "adalet yürüyüşü"nü bu hadiselerle birlikte düşünmenizi istiyorum.
1)CHP'nin tek partili döneminden bıkan millete umut olacak Demokrat Parti'nin kuruluşunun ardından 1947 yılında yapılması gereken genel seçimlerin Demokrat Parti'nin seçimlere teşkilatlanmasını tamamlamadan hazırlıksız yakalanması için 1946 yılında yapılmasına karar veren CHP değil miydi?
2)Milletin iradesi ile seçilen ve 10 yıl iktidarda kalan Demokrat Parti'ye 1960 yılında darbe yapılırken ve Başbakan Adnan Menderes ile Bakanlar Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan idam edilirken sessiz kalan CHP değil miydi?
3)1997 yılında 28 Şubat Milli Güvenlik Kurulu toplantısı yapılırken ve Sincan'da tanklar yürütülürken milli irade ile seçilen Başbakan Necmettin Erbakan istifaya zorlanırken yine darbeye sessiz kalan bu CHP değil miydi?
4)28 Şubat Darbesinin ardından başörtülü kızlar üniversitelere alınmazken; başörtüsünden, dini inançlarından dolayı insanlar kamu görevlerinden atılırken bu zulme ortak olan yine CHP zihniyeti değil miydi?
5)İmam-Hatip okullarını kapatan ve açık kalanlarında da öğrencilere katsayı zulmünü reva gören bu CHP değil miydi?
6)2007 Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde Cumhurbaşkanı adayı olan Abdullah Gül'ün eşinin başörtüsünden dolayı seçimleri kaos ortamına dönüştüren ve Anayasa Mahkemesinden 367 garabet kararını aldıran yine CHP değil miydi?
7)'27 Mart e-muhtırası'na sessiz kalan ve orduya "Orada durun kardeşim! Siz siyasete müdahale edemezsiniz" demeyip Cumhuriyet Mitingleri ile orduyu göreve çağıran bu CHP zihniyeti değil miydi?
8)17-25 Aralık darbe girişimi yapılıp seçilmiş hükümeti seçim dışı yollarla iktidardan düşürmek isteyen Fetullahçı Terör Örgütünün yanında yer alan ve bu darbe girişimine karşı sesini yükseltmeyen CHP değil miydi?
Bütün bu olaylar yaşanırken ve adaletsizliğin sınırları zorlanırken ya olayların müsebbibi olan ya da bu olaylara sessiz kalan CHP, bugün devletin sırlarını ifşa ettiği için tutuklanan milletvekilleri için adalet yürüyüşü yapıyor. Ortada bir adaletsizlik varsa elbette buna tepki göstermek ve buna karşı direnmek onurlu bir duruş olacaktır fakat bugün CHP'nin adaletsizlik dediği şey suç işlemiş kişilerin adalet gereğince cezalarını çekmesinden başka bir şey değildir. Tutuklu gazeteciler ve siyasetçiler masalını diline dolayan CHP de çok iyi bilmektedir ki tutuklanan gazeteciler ve siyasetçiler gazetecilik veya siyasi faaliyetlerinden dolayı değil bu faaliyetlerini yaparken suç işledikleri için tutuklanmışlardır. CHP liderine sormak istiyorum, sırtını PKK, PYD, YPG gibi terör örgütlerine dayayanlar ile terörist başının heykelini dikmek isteyenler mi siyasetçidir?
Yine sormak istiyorum MİT tırlarını durdurarak devlet sırlarını ifşa etmeye çalışan FETÖ'nün planına eşlik edenler mi gazetecidir? Sizin amacınız adalet ise yürüyüşünüzün muhattapları bunlar değil 28 Şubatta zulmettiğiniz insanlar olmalıdır! Sizin amacınız adalet ise bir an önce İstanbula yürümeyi bırakın ve dönün CHP Genel Merkezine yürüyün! Çünkü bu ülkede en büyük adaletsizlik oranın gücü elinde bulundurduğu dönemlerde yaşanmıştır. Sizlere 8 başlıkta CHP'nin hatırladığım adaletsizliklerini aktarmaya çalıştım. Buraya 9. olarak şu notu da ekleyerek sizleri de şahit tutuyorum.
9)Bugün gazeteciler ve siyasetçiler tutuklanıyor diyerek yürüyen CHP bir gün gücü tekrar eline alırsa bilin ki yapacağı ilk iş benim gibi aleyhlerinde eleştiri yazıları kaleme alan insanları sindirmek ve etkisizleştirmek olacaktır.
İşte CHP'nin tarihinden aktardığımız bu olaylar yarın da CHP'nin bunun yapacağının kanıtıdır.
Bugün suçluları adaletsizlik yapılıyor diyerek savunanlar yarın gücü ellerine alırlarsa bizim gibi gerçek gazetecilik faaliyeti yapan insanları sindirmek için her şeyi yapacaktır. CHP'nin adalet anlayışı bunu gerektirmektedir. CHP adaletinin dününde maalesef bunlar bulunmaktadır.
 
 

 
* Bu işlemi gerçekleştirebilmek için Üye Girişi yapmanız gerekli!
Yorum Yazın
 
İlgili diğer içerikler
Günün Diger Manşetleri
3. Ordu Komutanı’ndan Vali Yıldırım’a ziyaret 3. Ordu Komutanı’ndan Vali Yıldırım.. 3. Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Serdar Savaş, Vali Aziz Yıldırım’ı ziyaret ett..
0 yorum Gündem - 22.09.2017
Polis denetimlerini sıklaştırdı Polis denetimlerini sıklaştırdı.. Muş Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler, 2017-2018 eğitim öğretim yılının başlamas..
0 yorum Gündem - 22.09.2017
Metruk binalar yıktırılıyor Metruk binalar yıktırılıyor.. Muş Belediyesi, il genelinde vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit eden ku..
0 yorum Gündem - 22.09.2017